Elektroensefalografi kısa yazılışı EEG olarak ya da halk arasında beyin elektrosu diye bilinmektedir. İnsan beyin dalgalarının kendi kendine gelişen elektriksel aktivitesinin elektrodlar aracılığı ile bilgisayar ortamına kaydedildiği EEG; vücudun içine girilmeden, derinin üzerinden incelemesini ölçen yöntemdir.
İnsan beyninin normal ve anormal fonksiyonlarının saptanması ve araştırılması için kullanılan yöntemlerden biri olan EEG; beyin araştırmalarında kullanılan diğer yöntemler ile yapısal bozuklukların anlaşılmasında kullanılmaktadırlar.
Her yaş grubunda hastalara yapılabilmekte olan Elektroensefalografi; yöntem sırasında, uygulama yapılan hasta elektrodlar yardımıyla cihaza bağlı olarak güvenli ve acı – ağrı hissi oluşturmamaktadır. Vücuda yerleşeceği noktalar uluslararası 10/20 sistemine göre belirlenen Elektrodlar; belirlenen noktalardan alınan kayıtlar montaj adı verilen bağlantılarla değerlendirilmektedir. Elektroensefalografi ile elde edilen kayıt, elektroensefalogram diye adlandırılmaktadır. EEG işlemi sırasında iyi sonuçlar elde edebilmek için bebeklik ile başlayan çocukluk ve ilk gençlik yıllarında beyinin gelişmesine paralel olarak beyinin biyoelektrik organizasyonu ile değişmektedir. 14 – 16 yaşlarında yetişkin EEG yolu oluşmaktadır. EEG değerlendirmeleri, hastanın yaşı ile beraber, uyanıklık ve uyku durumu hali, ilaç kullanıp kullanmadığı dikkate alınmaktadır. EEG insan beyninin yapısal işlevlerinden çok fonksiyonel durumu hakkında bilgi vermektedir.
Elektroensefalografi Nedir?
Elektroensefalografi; kafa derisine bağlı elektrod adı verilen küçük metal diskler kullanarak beynin elektriksel aktivitesini tespit eden testtir.
Beyin sinyalleri normal kişilerde EEG dalgaları; alfa (α), beta (β), teta (θ), delta (δ) ve gama (γ) olarak sınıflandırılmaktadır.
- (α) alfa dalgaları; Ritmik dalgalar ile 50 µV genliğe ve saniyede 8-13 Hz arasında frekansa sahiptir. Sakin, dinlenmiş ve genç kişilerin EEG datasında, derin uykuda ortadan kalkmaktadır. Görsel uyarılmalar α dalgalarını ani olarak durdurur. Genellikle en iyi, beynin her iki tarafında frontal bölgelerde tespit edilmektedir. Dışadönüklük, yaratıcılık ve zihinsel çalışma ile bağlantılıdır. Öğrenmek ve öğretilen bilgiyi kullanmada beynin en önemli frekanslarından biridir.
- (β) beta dalgaları; Uyanık ve dikkati başka yere yöneltilmiş kişinin α dalgaları ortadan kalkarak yerini β dalgaları almaktadır. Genellikle simetrik dalgalar ile saniyede 14-80 Hz arasında yüksek frekanslı, düşük genliğe sahiptir. Dikkat, dış dünyaya yönelik olduğunda beta aktivitesi normal uyanma durumda beynin her iki tarafında ön loblarda tespit edilmektedir.
- (θ) teta dalgaları; Yavaş dalgalar ile saniyede 4-7 Hz arasında düşük frekanslı olarak 30 μV genliğe sahiptir. Düş kırıklığı ve duygusal stres durumunda, beyin dejeneratif bozukluklarında, uyuşukluk, hayal kurmak, uyku ya da dolaylı hayal/düşünce ilk aşamasını gösterebilmektedir.
- (δ) delta dalgaları; Sıklıkla 3,5’dan az olan tüm dalgaları içeren, saniyede 0.5 ve 4 Hz arasında en düşük frekanslı olarak, diğerlerinden 2 ya da 4X üzerinde ~100-200 μV genliğine sahiptir. Çok derin uykuda ortaya çıkan, derin uyku veya yavaş dalga background düşünme ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, fiziksel dünyadaki farkındalığı azaltmak için delta dalgaları arttırılmaktadır.
EEG Sistemi
EEG sistemi kafanın belirlenen yerlerine elektrot yerleştirilerek beynin tüm bölgelerini kaplamaktadır.
İki elektrot yerleştirme sistemi vardır:
- 10/20 uluslararası sistem: 21 elektrot içermektedir.
- 10/10 uluslararası sistem: 64 elektrot içermektedir.
EEG Çekimi
Elektroensefalografi çekimi genellikle uluslararası 10/20 sistemine göre küçük elektrodların bir jel yardımı ile saçlı kafa derisine yerleştirilmektedir. Bunun sonrasında, bilgisayar yardımıyla beynin elektriksel aktivitesinin kaydedilmesi şeklinde yapılmaktadır.
EEG Neden Kullanılır?
Beyinle ilgili bir hastalık olduğu zaman beyindeki elektriksel aktivite bozulabilmektedir. Genellikle uyanıklık, koma ve beyin ölümünün izlenmesi, kafa travması, inme, tümörün yanı sıra afferent yolların testinde, alfa ritmini izleme, biofeedback durumları, kontrol anestezi derinliğinde EEG kullanılmaktadır. Bununla birlikte, epilepsi araştırma ve nöbet kaynağını bulunması ile ilaç etkilerinin testi, epileptik odağın deneysel kortikal eksizyon yardımcı olmaktadır. Ayrıca insan ve hayvan beyin gelişimini izleme, beyin stimülasyonları sebebiyle, adalelerin istemsiz, irade dışı kasılmaları için ilaç testleri, uyku bozukluğu ve fizyolojisini incelenmesinde kullanılmaktadır.

Laboratuvarlarda istirahat halinde görülmeyen epileptik aktiviteyi ortaya çıkarmak amacıyla aktivasyon metotları kullanılmaktadır.
Elektroensefalografi Aktivasyon Metotları
- Göz açıp kapama: Görsel uyarılarla ortaya çıkan epileptiform aktiviteler için kullanılmaktadır.
- Hızlı nefes alıp verme (Hiperventilasyon): Epileptik aktiviteyi aktif hale getirmek amacıyla; 5 dakika süre ile dakikada ortalama 20 kez derin ve düzenli nefes alıp vermesi.
- Aralıklı ışık uyarımı (İntermittent fotik stimülasyon): Saniyede 1 – 60 kez yineleme flaş uyarısı ile yapılmaktadır. Epileptik bozukluğu olan kişilerin aralıklı ışık uyarımı ile aktiveleri olabiliyor.
- Bazı epileptik bozukluğu olan kişilerin aktiviteleri uykunun azaltılması veya uyku ile uyarılmaktadır. Ayrıca, uykusuzluk bazı hastalarda epileptik aktiviteleri arttırabilmektedir.
- İkinci Sıra Yöntemler: Tetik mekanizmaları ile uyarılan epilepsiler; hastanın bildirdiği uyarılar epilepsi dejarşlarının ortaya çıkmasında kullanılmaktadır.
Elektroensefalografi Tarihçesi
Özellikle 20 yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olan Elektroensefalografi; 1924 yılında berger dalgası olarak bilinen alfa dalgası ritmini keşfeden Alman psikiyatr Hans Berger Elektroensefalografinin mucidi olarak bilinmektedir. Aynı zamanda, EEG‘nin keşfi nörolojik bilimlerin ve epileptolojinin gelişmesinde önemli bir basamak olmuştur.
Referans & Kaynak
Referans & Kaynak
Resim ulrichw ve NomeVisualizzato tarafından Pixabay‘a yüklediği resimden düzenlenmiştir.
Hipokratist Sağlık Ansiklopedisi