Çarşamba , Ağustos 19 2026
Trigliserid

Trigliserid

Trigliserid, TriasilgliserolTG veya TriasilgliseritTAG olarak adlandırılmakta olup; gliserol/gliserin ve üç yağ asidi içeren lipit sınıfı bir esterdir. İnsanlarda hayvansal ve bitkisel yağların ana bileşenidir.

Trigliserid

Trigliseritlerin Kimyasal Yapısı

Trigliseritlerin genel olarak kimyasal formülü R1, R2 ve R3 uzun alkil zincirler olup; trigliseriti oluşturan yağ asitleri RCOOH, R’COOH ve R”COOH’nin üçü de aynı, üçü de farklı veya yalnızca ikisi aynı olabilmektedir.

Doğal olan trigliseritler rastlanmakta olan yağ asitlerinin zincir uzunlukları 3 – 22 karbon atomu uzunluğu arasında değişebilmekle beraber; 16, 18 ve 20 en yaygın uzunluk olarak kabul edilmektedir. Bazı maddelerde daha kısa zincirler de olabilmekte ve genellikle hayvan ve bitkilerdeki yağ asitlerinin Acetyl CoA‘dan sentezlendikleri için zincir uzunlukları çift sayılıdır. Bakteriler tek sayılı ve dallı zincirli yağ asitleri sentezleyebilmektedir. Geviş getiren hayvanların yağında, işkembelerinde bulunan bakterilerin etkisiyle oluşan dallı zincirli yağ asitlerden önemli miktarda bulunmaktadır.

Metabolizması

Trigliseritler enerji kaynağı olarak metabolizmada önemli rol oynamaktadır. Karbohidrat ve proteinler iki katı 9 kalori/g kadar enerji taşımaktadır. İnce bağırsakta bulunan trigliseritler, yağ sindirimine katılan bir enzim olan lipaz ve safranın etkisiyle gliserol ve yağ asitlerine ayrışarak kana geçmektedir. Kanda, gliserit ve yağ asitlerinin bir araya gelmesiyle trigliseritler tekrar oluşur ve protein ile lipitlerden oluşan biyokimyasal bileşim olan lipoproteinlere katılmaktadır. Lipoproteinler, tüm bu işlevlerinin yanı sıra, yağ hücreleriyle trigliserit molekül parçası olan diğer hücreler arasında yağ asitlerini taşımaya da yaramaktadır. İnsan vücudunda bulunan çoğu hücre, gereksinimlere bağlı olarak yağ asitlerini salgılar ya da içine almaktadır. Yağ hücreleri, trigliseritleri ayrı olarak sentezleyip depolama yeteneğine sahiptirler. İnsan vücudu, enerji kaynağı olarak yağ asitlerine ihtiyaç duyduğu durumlarda, glukagon hormonunun verdiği işareti ile hormon duyarlıklı lipaz, trigliseritleri yağ asidi olarak parçalamaktadır.

İnsan beyni, yağ asitlerini enerji kaynağı olarak kullanamamakta olup; trigliseritler parçalandığı durumda ortaya çıkan gliserol yakıt olmak için glikojene dönüştürülmektedir. Beynin ihtiyacı olan yakıt gereksinimi vücudun geri kalanının gereksinimini aştığı durumlarda aynı reaksiyon yağ hücrelerinde de gerçekleşmektedir.

Trigliserid Yüksekliği

Trigliserid düzeyinin kanda 150 mg/dL‘nin üzerinde bulunması, hipertrigliseridemi olarak adlandırılmakta olup; kalp hastalıkları gelişiminde birinci derece risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.

Trigliserid düzeyinin kanda 150-199 mg/dL aralığında sınırda bulunması, bu durum hastalarda kısa süreli düzensiz beslenme sorunlarından kaynaklı olabilmektedir.

İnsan vücudunda kanda yüksek trigliserid seviyesi ile ateroskleroz adı verilen damar sertleşme sorunu ortaya çıkararak; kalp hastalıkları, kalp krizi ve inme arasında ilişki olduğu ve pankreas enfeksiyonları gelişiminde de etkili olabildiği bilinmektedir. Yüksek ve düşük yoğunluklu lipoproteinler olan LDL/HDL oranının olumsuz etkisi kadar yüksek değildir. HDL kolesterol düzeyleri ile trigliserit düzeyi arasındaki ters ilişki, yüksek trigliseridin taşıdığı riski kısmen açıklamaktadır. Hastalığın bu seviyelere kadar ilerlemesi birtakım farklı ciddi sağlık sorunlarının gelişimi kaçınılmaz hale gelmekte olup; trigliserid ve diğer kan lipidleri 6 ayda bir rutin kan testleri ile düzenli olarak değerlendirilmesinin yanı sıra, ileri yaştaki bireylerin kontrol süresi daha kısa aralıklarla değerlendirilmelidir.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Bakınız

ALT - Alanin Aminotransferaz

ALT – Alanin Aminotransferaz

ALT – Alanin Aminotransferaz veya Serum Glutamik Piruvik Transaminaz – SGPT; kandaki bazı enzimler ile …