Periferik yayma veya Formül Lökosit; çeşitli kan hücrelerinin mikroskobik olarak incelenmesine izin verecek ince bir kan tabakasını bir cam mikroskop lamı üzerine yayılması ile boyanmasının ardından mikroskop altında gözle değerlendirilen bir hematoloji testidir.
Kan hastalıklarında; hematolojik bozuklukların araştırılması, tanı ve teşhisinde yararlanılan önemli bir role sahip güvenilir bir laboratuvar yöntemidir. Yöntem, bazı spesifik infeksiyonlar, anemilerin ayırıcı tanısı ve bununla birlikte ilave tetkiklerin yanında kullanılmaktadır.
Periferik Yayma Nedir?
Periferik yayma; lökosit çeşitleri olan kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri, trombositleri değerlendirilmektedir. Farklı türler arasında ayrım yapmak, kandaki yüzdelerini belirlemek, kan hücresi üretimi, işlevi ve yaşam süresiyle ilgili çeşitli eksiklikleri ile birlikte hastalıkları ve bozuklukları tespit etmeye, teşhis etmeye ve / veya izlemeye yardımcı olmak için güvenilir bir laboratuvar yöntemi olan hematolojik testtir.
Periferik Yayma Testi Yapılması
Periferik yayma testi; hastanın toplardamarından kan veya parmak ucundan alınan kanla daha kaliteli bir yayma yapma imkanı bulunmaktadır. Kapil adı verilen kılcal damarlardan, kan örneğinin K3 EDTA‘lı tüplere alınmasının ardından; laboratuvar teknisyenleri tarafından lam veya lamel metoduyla camın üzerine ortalama 3 cm uzunluğunda yayılmaktadır. Lam üzerine yayılan kanın kuruması sonrasında mikroskop altında gözle incelenmesi; bununla birlikte farklı kan hücresi türlerinin boyutu, yüzdesi, şekli ve sayısına bakılarak değerlendirilmektedir. Kan hücrelerinin şeklinin bozulmasını önlemek için kan örnekleri, 1 -2 saat içinde çalışılması gerekmektedir.

Periferik Yayma Boyaması
Periferik yaymalar, Wright veya May-Grünwald-Giemza ile boyanmaktadır. İşlem; boyanın morumsu mavi bir renkten kırmızımsı bir renk meydana gelip kurumasının ardından mikroskopta incelenmeye alınmaktadır.
Kan Yayma Değerlendirilmesi
Mikroskop incelemesi, önce 10 ila 20 X objektif orta büyütme ile tüm saha incelenmektedir. Boyanmanın ve hücre dağılımının yeterli olup olmadığına bakılması sonrasında; beyaz kan hücresinin sayısı tüm saha taranarak, anormal hücre popülasyonlarının kenarlarda toplanıp toplanmadığı kontrol edilmektedir. Formül için 50 ila 63 X objektif büyütme yeterli olmasına rağmen; hücre içinde virüsün çoğalması sırasında virüse özgü kimi yapıların hücre organellerinde birikmesinden kaynaklanan hücre içi oluşum olan inklüzyon cisimciklerinin yanı sıra enerji ve karbon kaynaklarının deposu görevini yürüten sitoplazmik granüller 100 lük büyütme ile incelenmektedir. Akciğerlerden vücudun geri kalanına oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri, enfeksiyonla savaşan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan trombositlerin sayıları ve tiplerin analizleri yapılarak değerlendirilmektedir.
Periferik Yayma Tarihçesi
Hematolojik Boyama
1870’li yılların başlarında; Yahudi kökenli Alman patolog Karl Weigert‘in asit boyalarla bakteri lekeleyen ilk insandır. Weigert, boya ve türevleri olarak ilaç yapımında da kullanılan organik bir bileşik olan; anilin pigmentini tarihsel çalışmalar ile bakterisel olarak tanımlamıştır.
Karl Weigert‘in Strassburg’da anatomist çalışmaları sırasında kuzeni bakteriyolog Paul Ehrlich‘in pigment ve boyamayı mikroskobik olarak incelemesinin ardından ilgisini sürdürerek 1875 yılında ilk makalesini yayımlamıştır. Ehrlich, 1878 yılında “Histolojik Boyama Teorisi ve Pratiğine Katkılar – Contbutions to the Theory and Practise of Histological Staining” başlıklı tez ile doktorasını almıştır. Paul Ehrlich, tez araştırmaları sırasında yeni hücre çeşitlerinin keşfi, granüle edildiğini ve bunun alkalin boya ile görünür hale gelebileceğini bulmuştur. Ehrlich, bu noktadan sonra tüm boyama teknikleri spektrumunu tanıtmasının ardından pigmentler işlevli hale gelmiştir.
Ehrlich, 1880’li yıllarda Charite Tıp Okulu‘nda yüksek doktorası sırasında; beyaz kan hücreleri arasındaki farkı ayrıntılı bir biçimde onların granül farklarına göre açıklamıştır. Kuru örnek tekniğini bir önkoşul olarak geliştiren Ehrlich, 2 cam sürgü arasına yerleştirilen kan hücresi bunsen brülöründe aşırı ısıtıldığında kan hücrelerinin boyanmasını sağlayarak; alkalin ve asitleri boyamada kullanarak, natürel boyayı keşfetmiştir. İlk defa akyuvarın lökositden farklılığı ile aynı zamanda granülsüz akyuvar, tek ve çok çekirdekli akyuvar, eozinofil granülü ve mast hücresi granüllerini ayırt etmiştir.
Boyanmanın yoğunluğu hastalığı ayırt etmede kullanan Ehrlich; pigment çözümünü kullanarak ve yeni bir çalışma alanı olarak bağlantılı biyoloji, kimya ve tıbbı başlatmıştır. İşlerinden birçoğu tıbbi olarak eksiklik ve zorunluluk sebebiyle reddedilmiş olsa da; periferik yayma testinde, boyanmanın tarihsel geçmişi açısından günümüzde yerini almıştır.
Hipokratist Sağlık Ansiklopedisi