Narkolepsi, normalin dışında ani uyku atakları ve uyku hali ile tanımlanan kronik uyku bozukluğu olan nörolojik bir durumdur.
Halk arasında uyku hastalığı olarak bilinen NARKOLEPSİ, sinir sistemi ile alakalı olan bir hastalıktır. Gündüzleri aşırı uyku eğilimi – EDS – Excessive Daytime Sleepiness ile karakterize edilen nöropsikiyatrik bir durumdur. Uyku felci, hipnogojik halüsinasyonlar ve katapleksi hastalığın uzantısında ortaya çıkan diğer bozukluklar olarak görülebilmektedir.

Narkolepsi Nedir?
Narkolepsi, beynin uyanıklık ve uyku döngülerini kontrol etme yeteneğini önemli ölçüde etkileyen kronik bir nörolojik bozukluktur. Narkolepsili bireylerin uykudan uyanmasının ardından kendilerini dinlenmiş hissetmiş olmalarına rağmen, günün büyük bir bölümünde kendilerini çok uykulu hissedebilmektedir. Narkolepsi hastalığına sahip birçok kişi, gece boyunca uyku halinde sık sık uyanmasının yanı sıra kesintili ve düzensiz uyku ile yaşamaktadır.
Narkolepsili bireylerin günlük aktivitelerini büyük ölçüde etkileyebilmektedir. Özellikle araba kullanma, yemek yeme, konuşma gibi bir çok önemli aktivitenin ortasında istemeden uykuya dalabilmektedir.
Narkolepsi Nedenleri
Narkolepsi ve ani kas tonusu kaybı ile katapleksi olan bireyler; uyanıklığı destekleyen ve REM uykusunu düzenleyen, doğal olarak oluşan uyarılma, uyanıklık ve iştahı düzenleyen kimyasal hipokretinin düşük seviyelerine sahiptir. Katapleksi olmadan narkolepsisi olan kişilerde hipokretin seviyeleri genellikle normal olarak görülmektedir.
Araştırmalarda narkolepsinin nedeni tam olarak anlaşılmasa da, hipokretin eksikliğine neden olmak için birlikte çalışan faktörlerin bir kombinasyonu sonucu olabileceği düşünülmektedir. Bu faktörler arasında aile geçmiş, beyin yaralanmaları ve otoimmün bozukluklar görülmektedir.
- Otoimmün Bozukluklar: Katapleksi durumunda, nedeni genellikle hipokretin üreten beyin hücrelerinin kaybı olarak görülmektedir. Hücre kayıplarının nedenleri bilinmemekte olup, bağışıklık sistemindeki anormalliklerle bağlantılı düşünülmektedir. Araştırmalarda otoimmün bozukluklar, çoğunlukla vücudun bağışıklık sisteminin genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu olarak kendisine karşı döndüğünde, yanlışlıkla doku veya sağlıklı beyin hücrelerine saldırdığında ortaya çıktığı düşünülmektedir.
- Aile Geçmişi: Çoğunlukla narkolepsi vakası dağınık, tesadüfi ve nadir olarak bir aile öyküsü olmayan kişilerde görülmektedir. Yine de, bazen ailelerde kümelenmeler oluşabilmektedir. Katapleksi ile narkolepsi teşhisi konan bireylerin yaklaşık %10’u, benzer belirtilere sahip yakın akrabalarda olduğunu bildirilmiştir.
- Beyin Yaralanmaları: Beynin uyanıklığı ve REM uykusunu düzenleyen bölümlerinin travmatik yaralanması veya aynı bölgelerdeki tümörler ve diğer hastalıklardan nadiren narkolepsi görülebilmektedir.
Narkolepsi Çeşitleri
Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki ana narkolepsi hastalığı türü bulunmaktadır.
- Tip 1 NARKOLEPSİ: Katapleksi ile birlikte narkolepsi olarak adlandırılmaktadır. Narkolepsili hastaların düşük düzeyde hipokretine sahip olması ya da uyku testinde katapleksi bildirilmesi ile gündüz aşırı uyku hali göstermesine dayanmaktadır.
- Tip 2 NARKOLEPSİ: Katapleksi olmadan narkolepsi olarak adlandırılmaktadır. Narkolepsili hastaların gündüzleri aşırı uyku hali yaşamasının yanı sıra genellikle duygular tarafından tetiklenen kas güçsüzlüğü yaşamamaktadır. Genellikle daha az şiddetli belirtiler ile normal hipokretin seviyelerine sahip olarak görülmektedir. Ayrıca ikincil narkolepsi olarak bilinen, ön beyinin altında bazı bezler ve organların çalışması ile beynin derinlerinde uykuyu düzenlemekle görevli yardımcı bir bölge olan hipotalamusun yaralanmasından kaynaklanabilmektedir. Bunlara ek olarak, narkolepsinin tipik belirtilerinin yanı sıra ciddi nörolojik problemlere sahip olanlar her gece 10 saatin üzerinde uyuyabilmektedir.
Narkolepsi Belirtileri
Narkolepsinin belirtileri, uyku bozukluğu yaşayan bireylerde narkolepsinin tanısı konulabilmesi için oldukça önemlidir. Yaşam boyu süren kronik bir nörolojik bozukluk olan narkolepsinin yaş aldıkça ileri derece kötüleşmediği, hatta zamanla kısmen iyileştiği görülmektedir. Narkolepsinin belirtileri bir çok hastada gece ya da gündüz görülebilmektedir. En tipik belirtileri arasında gündüz aşırı uyku hali, katapleksi, uyku felci ve halüsinasyon olarak görülmektedir.
Narkolepsi Tanısı
Narkolepsinin tanısı için ilk önce ayrıntılı olarak tıbbi öykü ile fiziksel bir muayene yapılmaktadır. Bireylerden hekim tarafından bir – iki haftalık süre boyunca uyku zamanları ile narkolepsinin belirtilerini kaydeden uyku günlüğü istenebilmektedir. Narkolepsiye özgü ana belirtiler olmasa da, katapleksi en spesifik belirtisi olarak görülmektedir.
Tüm şikayetler ile birlikte narkolepsinin tanısını koymak için bir uyku bozuklukları kliniğinde yapılabilen çoklu uyku gecikme testi, epworth uykululuk ölçeği, hipokretin seviyesinin ölçülmesi, polisomnografi ve uyku analizi gibi çeşitli test ve analizler uygulanmaktadır.
Narkolepsi Test ve Analizler
- Polisomnografi: PSG veya Uyku Çalışması olarak bilinen, uykunun bir uyku merkezinde izlenmesidir. Bir gece boyunca çeşitli elektrolar, bantlar, sensörler ve kayıt cihazları aracılığıyla uyku analiz edilmektedir. PSG, Elektroensalografi – EEG aracılığıyla beyin dalgaları, göz hareketleri, kalp atışının yanı sıra ağız ve burundan geçen hava kayıtları, göğüs ve karın hareketleri ve kan oksijen seviyeleri bir gecede kaydedilmektedir. PSG, REM uykusunun uyku döngüsünün başlarında olup olmadığı ve belirtilerin uyku apnesi gibi başka bir durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ortaya çıkarmaya yardımcı olabilmektedir.
- Çoklu Uyku Gecikme Testi: MSLT veya Multiple Sleep Latency Test olarak bilinen, uyku merkezlerinde bir kişinin ne kadar hızlı ve kolay uykuya daldığı ile REM uykusuna girip girmediğini ölçerek gündüz uykululuğu değerlendirilmektedir. Polisomnografi’den bir sonraki gün, kişiden gün boyunca iki saat arayla beş kısa uyuma yapması istenmektedir. Böylelikle bir kişi beş uykuda ortalama 8 dakikadan daha kısa sürede uykuya dalarsa, gündüz vakti aşırı uykulu olduğunu göstermektedir. Ayrıca REM uykusu, beş uyumada en az ikisinde 15 dakika içinde oluyorsa ve uyku çalışması önceki gece yapılıyorsa, muhtemelen narkolepsinin neden olduğu bir anormallik olarak görülmektedir.
- Epworth Uykululuk Ölçeği: ESS veya Epworth Sleepiness Scale olarak bilinen, ölçekte belirtilen oturma, okuma, seyahat etme, konuşma, televizyon izleme gibi çeşitli aktiviteler esnasında uykuya dalma olasılığı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla hastalar aktiviteler sırasında uykuya dalma olasılıkları hekim tarafından 1 ve 24 arasında puanlandırılmaktadır.
| Puan | Değerlendirme |
|---|---|
| 1-6 | Normal |
| 7-8 | Orta düzeyde uykululuk hali |
| 9-24 | Anormal düzeyde uykululuk hali |
- Hipokretin Seviyesinin Ölçülmesi: Omurilik musluğu olarak adlandırılan lomber ponksiyon kullanılarak BOS – Beyin Omirilik Sıvısından numune alınarak hipokretin seviyesinin ölçülmektedir. Narkolepsi Tip 1, hipokretin eksikliği ile ilişkilendirilmektedir.
- Uyku Analizi: Birkaç hafta boyunca uyku ile ilgili kayıtların tutmasıdır. Uyku analizi boyunca yaşanılan tüm belirtiler hekim tarafından değerlendirilerek tanı konulabilmektedir.
Narkolepsi Tedavisi
Narkolepsi için bilinen bir tedavi olmamasına rağmen, bazı belirtiler ilaç ve yaşam tarzı değişiklikleri ile en düşük seviyeye indirmeye yönelik tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
Katapleksi durumunda, hipokretin kaybının geri dönüşümsüz ve yaşam boyu olduğunu göstermektedir. Gündüz aşırı uyku hali ve katapleksi çoğu kişide ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir.
Hekimler belirtilere yönelik reçetelediği çeşitli merkezi sinir sistemi ve amfetamin benzeri uyarıcılar, antidepresanlar, sodyum oksibat etken maddeli ilaçlarla kontrol altında tutulmaktadır.
Narkolepsisi olanlar, günümüzde mevcut ilaçları kullanarak sürekli olarak veya tamamen normal bir uyanıklık durumunu sürdürememektedir. İlaç tedavisi ve çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri ile tedavi sürdürülmektedir.
Narkolepsi tedavisinde düzenli uyku programları ile birlikte en uykulu zamanlarda kısa ve düzenli olarak planlanan şekerlemeler önerilmektedir. Gece yatmadan birkaç saat önce kafein veya alkol ile geceleri sigara içilmesinden kaçınılması tavsiye edilmektedir. Ayrıca gece yatmadan en az 4 – 5 saat öncesinde günde en az 20 dakika egzersiz ile uyku kalitesinin artırılmasının yanı sıra narkolepsili bireylerin fazla kilo almamasına yardımcı olmaktadır. Uykudan hemen önce ağır yemeklerden kaçınılması önerilmektedir. Gece yatmadan önce ılık banyo gibi rahatlatıcı aktiviteler uyku halinin artmasına yardımcı olabilmektedir. Aynı zamanda uyku alanının serin ve rahat olması tavsiye edilmektedir.
Referans & Kaynak
Referans & Kaynak
ABD NINDS: www.ninds.nih.gov/narcolepsy-fact-sheet#3201_4
Resim TheoRivierenlaan tarafından Pixabay‘a yüklendi
Hipokratist Sağlık Ansiklopedisi