Cuma , Ekim 23 2026
Kas

Kas

Kas; vücutta bulunan kemik yapıları üzerine yapışan, kasılabilme özelliği ile yumuşak bir doku olan hareketin aktif organıdır.

Kas hücreleri; birbirini geçerek hücrenin uzunluğu ile şeklini değiştirebilen, kasılma eylemini gerçekleştiren yuvarlak şekilli aktin ve miyozinin yapısal protein liflerini içermektedir. Kaslar kuvvet ve hareket üretme işlevi gören kaslar; temel olarak kalp kasılması ve sindirim sistemindeki kasların dalgalı hareketleri ile yiyecek ve sıvıları sindirim kanalı boyunca hareket ettirmesinin yanı sıra vücut hareketleri ile bunun sürdürülmesi ve değiştirilmesinden sorumludur. Kasın dokuları, miyogenez olarak bilinen özellikle kasın doku oluşumu embriyonik germ hücrelerinin mezodermal tabakasından türemektedir.

Kasların yapısı, işlevi ve hastalıklarının inceleyen İngilizce myologia veya Türkçe miyoloji bilim dalıdır. Kas terimi, Latince “küçük fare” anlamına gelen musculus‘tan türemiştir. Kas terimi; belirli kasların veya kasılan kasların derinin altında hareket eden fareler gibi görünmesinden türediği tahmin edilmektedir. Kısaca “M” harfi ile gösterilmektedir.

Kasların Tipleri

Üç tür kas tipi olup; çizgili veya iskelet kası ile miyokard veya kalp kası ve düz kas tipi bulunmaktadır. Kasların hareketi, hızlı ve yavaş kasılan liflere ayrılabilen; çizgili ve çok çekirdekli iskelet kasları komut üzerine istemli olarak kasılmaktadır. Bunun dışında çizgili ve tek çekirdekli ritmik olarak kasılan kalp kası ve iğ şekilli tek çekirdekli iç organlarda yer alan düz kaslar istemsiz bir şekilde kasılan kaslar olarak sınıflandırılmaktadır.

Kas

 

İskelet kasları; çizgili olması ve tüm vücut dokularının ortalama bir yetişkin erkeğin % 42’si, yetişkin kadında % 36’sını oluşturmasının yanında santral sinir sisteminden emir alarak istemli bir şekilde hareketi ile aynı zamanda sarkolemma adı verilen elastik bir zarla çevrilidir.

Kalp kası; yapı olarak iskelet kasına benzer olsa da, sadece kalpte bulunan ve bunun yanında sarkolemma adı verilen elastik bir zarla çevrili istemsiz bir kastır.

Düz kas; yemek borusu, mide, bağırsaklar, bronşlar, uterus, üretra, mesane, kan damarları ve derideki yapıların duvarlarında bulunan istemsiz hareket eden bir kastır.

Kasların Görevleri

Kasların en başta gelen görevleri arasında hareket fonksiyonu gelmektedir. İskelet sisteminin tümü kasların yardımıyla vücudun hareket etmesini sağlamaktadır. İskeletin üzerine yapışarak vücuda şekil veren iskelet kasları; kasılma esnasında vücut ısısının %85’ini oluşturmaktadır. Kalp, dolaşım, solunum, sindirim, üriner, göz ve genital sistem gibi organların yapısında bulunan kaslar; önemli fonksiyonları yapması ve bununla birlikte organizmanın düzenli olarak çalışmasını sağlamaktadır.

Kas Sistemi

Sistem, tek bir vücutta bulunan tüm kaslardan yaklaşık olarak 650 iskelet kası bulunmaktadır. Ancak bu sayının tanımlanması farklı kaynakların kasları farklı şekilde gruplandırması; kısmen palmaris longus veya bazı kasların her zaman mevcut olmamasından kaynaklıdır. Kas-iskelet sistemi yalnızca kasları değil; aynı zamanda kemikler, eklemler, tendonlar ve harekete izin veren diğer yapıları da içeren bir bileşendir.

Birbiriyle örtüşen üç faktörün sonucu olan kas boyutu; kesit alanı, mevcut çapraz köprüleme ve antreman tepkimeleri ile fizyolojik güç; kasın ne kadar güçlü veya zayıf kasılmasını bildiren nörolojik güç; koldaki kuvvet açısı, moment kol uzunluğu, eklem yetenekleri ile mekanik güç olarak belirlemektedir.

Kasın Klinik Önemi

Hipertrofi

Kas hipertrofisinde, güç ve performans ölçülerinden bağımsız olarak kaslar; hormon sinyalleri, gelişim faktörleri, kuvvet antrenmanı ve hastalık dahil olmak üzere bir dizi faktör tarafından büyüyebilmektedir. Yaygın olarak inanılanın aksine, kasların lif sayısı egzersizle artmamaktadır. Bununla birlikte, mevcut kas hücrelerinin yanı sıra farklılaşmamış uydu hücreleri tarafından sağlanan ek kütle ile; yeni protein lifleri eklendiğinden, kaslar hücre büyümesi kombinasyonu yoluyla büyümektedir. Aynı zamanda yaş ve hormon seviyeleri gibi biyolojik faktörler hipertrofisini önemli ölçüde etkilemektedir.

Atrofi

Kas atrofisinde; sıradan yaşam aktiviteleri sırasında kasın % 1 veya 2’si parçalanarak günlük olarak yeniden oluşmaktadır. Hareketsizlik ve açlık beraber iskelet kasının atrofisisi; kasın kütlesinde bir azalma ve kas hücrelerinin düşük protein içeriğine eşlik edebilen bir azalmaya yol açmaktadır. Atrofi ayrıca doğal yaşlanma sürecinden veya hastalıktan da kaynaklanmasının yanı sıra; yatak istirahati veya uzayda uçan astronotlarda olduğu gibi uzun süreli hareketsizlik dönemlerinin kasların zayıflaması ve atrofiye neden olduğu bilinmektedir.

Hastalık

Kaslar ve/veya sinir kontrollerini etkileyen nöromüsküler hastalıklar; genellikle sinir kontrolü ile ilgili sorunlar ve doğasına bağlı olarak kasların şiddetli derecede kasılı halde kalması neden olan spastisiteye veya serebrovasküler adı verilen felce neden olabilmektedir. Nörolojik bozuklukların büyük bir kısmı, hareket veya motor koordinasyon ile ilgili sorunlara yol açabilmektedir.

Kas hastalıklarının semptomları; zayıflık, kasların şiddetli derecede kasılı halde kalması, merkezi sinir sisteminden kaynaklanan bir veya birden çok kasta meydana gelen istemsiz ve kısa süreli seğirme ve kasların ağrılarını içermektedir. Kas bozukluklarının teşhisi; kandaki Kreatin Kinaz-CK seviyelerinin test edilmesi ve kaslardaki elektriksel aktivitenin ölçebilen elektromiyografi ile teşhis edilebilmektedir. Bazı durumlarda; kas hastalığını tanımlamak için kasın biyopsisi ile DNA anormalliklerini tanımlamak için genetik testler yapılabilmektedir.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Bakınız

Fosfor

Fosfor

Fosfor veya PO4, Fosfat, sembolü P, atom numarası 15 olan ve insan vücudunun üretemediği, dışarıdan …

Bir yanıt yazın