Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane, kurulan ilk Türk tıp derneği olarak 15 Şubat 1856 tarihinde “Société de Médecine de Constantinople” adı ile İstanbul’da kurulmuştur.
Sultan Abdülmecid, 2 Haziran 1856 tarihinde cemiyetin kuruluşunu onaylamasının ardından aylık 50 altın lira tahsisat bağlayarak himayesi altına alarak “Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane-i Osmaniye” adını vermiştir. Cemiyet, Osmaniye sıfatını hiç kullanmamıştır.
Kırım Savaşı sırasında müttefik ordularıyla İstanbul’a gelen tabip ve cerrahlardan bir grup, İngiliz ordusunda görevli Hollandalı Dr. Peter Pincoffs’un çevresinde toplanmasıyla cemiyetin kuruluş çalışmaları başlamıştır. 40 kişiden oluşan kurucu üyeler arasında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’den Dr. Konstantin Karatodori ve İstanbul’da çalışan bazı yabancı sivil hekimler vardır.
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane’in ilk başkanı Lucien Jean Baptiste Baudens‘dır. Fransız askeri cerrah olan Baudens, devlet desteğini sürekli kılmak amacıyla üst düzey Osmanlı doktorlarına ilk yıllardan itibaren şeref üyeliği vermiştir. İlk Türk şeref üyesi 1856 yılında, Cemiyet’in Sultan Abdülmecid tarafından tanınması konusunda yardımcı olan Keçecizade Dr. Fuad Paşa’dır. Hekimbaşı Hayrullah ve Salih Efendiler 1859 yılında, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Nazırı Arif Bey ise 1861 yılında şeref üyesi seçilmiştir.
Türk Doktorların Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane Üyeliği
Yıllar ilerledikçe Cemiyet’in Türk üye sayısı artmış olmasına rağmen, Türk doktorların Cemiyet üyeliğine kabulü 1890’lı yıllarda olmuştur. Cemiyet’e “asli üye” olabilmek için tıp fakültesi, eczacılık okulu veya veterinerlik okulu diplomasına sahip olmak ve bir bilimsel çalışma sunmak şartı vardı. Cemiyet’in Avrupa ülkelerinde yaşayan çok sayıda “muhabir üye”si bulunmaktaydı.
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane üyeleri, arada aksamalar olmasına rağmen, iki haftada bir toplanmasının yanı sıra Prof. Rudolf Ludwig Carl Virchow ve Prof. Bernard Langenbeck gibi önemli kişiler için konferanslar düzenlenerek, cemiyet toplantısına katılması sağlanmıştır.
Resmi müzakere dili Fransızca’dır. Türkçe, 1918’den itibaren konuşulmaya başlanmıştır.
Toplantılarda değişik tıbbi konular görüşülmüş, vakalar ve araştırmalar sunulmuş ve tartışılmış, imparatorluğun ve özellikle İstanbul’un sağlık sorunları ele alınmıştır. Bu sonuncu konuları incelemek için komisyonlar kurulmuş ve hazırlanan raporlar Osmanlı yöneticilerine iletilmiştir. Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane‘deki bu toplantıların zabıtları, Osmanlı İmparatorluğu’nda çalışan hekimlerin yazdığı tıbbi makaleler, Avrupa tıp dergilerinden alınan bilimsel yazılar ve tıbbi yenilikleri konu alan haberler cemiyetin yayın organı olan Gazette Médicale d’Orient’da (ilk sayı Nisan 1857) yaklaşık 70 yıl boyunca düzenli olarak yayımlanmıştır. 1911 yılından itibaren derginin kapağına Arap harfleriyle Şark Tıb Mecmuası / Şark Tabib Gazetesi adı yazılmıştır. Bu dergi, Türkiye’de yayımlanan ilk tıp dergisi olmamakla birlikte, en uzun süre yayımlanan tıp dergisidir ve İmparatorluk içinde tıbbi bilgi alışverişini sağladığı gibi, Avrupa’dan tıp bilgisinin Osmanlı’ya aktarılmasına hizmet etmiştir.
Şapkasız Hekimler
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane üyeleri, “şapkasız hekimler” olarak niteledikleri kırıkçı–çıkıkçı, kulunççu, kehhal, fıtıkçı gibi, mütetabbib ve ehliyetsiz cerrahların çalışmalarına şiddetle karşı çıkmış, İstanbul’da pis sularının karıştığı derelerin ıslahının gerekliliği, salgın hastalıklar, aşılama gibi çeşitli konuları cemiyet toplantılarında gündeme getirerek halk sağlığını tehdit eden sorunlara dikkati çekmişlerdir.
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane, Osmanlı sağlık kurumlarına genellikle eleştirel yaklaşmıştır. En çok eleştirilen kurumların başında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane gelmektedir. Bu eleştirilerin bir kısmı belli ayrıcalıkları korumak için yapılmış, aralarında haklı olanları vardır. Çoğu devlet memuru olmayan Cemiyet üyelerinin eleştirel bakışı gündeme getirmesi ve yayımlaması, Tıbbiye’nin askeri ve mülki önemli bir eksiğinin tamamlanması sayılmalıdır.
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane 1857 yılından başlamak üzere bir tıp ödülü oluşturdu, Osmanlı imparatorluğunun sağlık coğrafyası üzerinde yapılacak çalışmaları desteklemiştir. Sonraki yıllarda 1903 yılında Pierre Apéry, 1912 yılında Zambako Paşa ve A. Çolak ailesinin 1946 yılında oluşturduğu ödüller de derneğin seçtiği çalışmalara verilmiştir.
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane, kuruluşundan itibaren bir kütüphane oluşturmaya önem vermiş, üyeleri içinden kütüphane sorumlusu atamış ve bu sorumlu, yönetime düzenli olarak rapor sunmuştur. Oldukça zengin olduğu bilinen kütüphanesi zamanla dağılmış ve günümüze ulaşmamıştır.
Türk Tıp Derneği
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane’in adı 1925 yılında Türk Tıp Cemiyeti daha sonra Türk Tıp Derneği olarak değiştirilmiş. Derneğin dergisi, 1935 yılında Osman Şerafettin’in cemiyet başkanlığına seçilmesiyle Türkçe olarak Türk Tıp Cemiyeti Mecmuası; sonra Türk Tıp Derneği Dergisi ve Fransızca özetler ile yayınına yeniden başlamıştır. 1945’te İngilizce özetler de eklenmiştir. Türk Tıp Cemiyeti 1956 yılında kuruluşunun 100. yılını kutlamıştır. Türk Tıp Derneği’nin 130. ve 140. kuruluş yılları da yayınlarla kutlanmıştır.
Hipokratist Sağlık Ansiklopedisi