Antisepsi; insan ve hayvanlarda deri ve vücut yüzeyindeki, gıdalarda bulunan patojen adı verilen mikroorganizmaların üremeleri veya mikroorganizmaları yok etmek için canlı doku üzerinde kimyasal maddelerin sulandırılarak uygulanmasıdır.

Antisepsi için kullanılan kimyasal maddelere antiseptik adı verilmektedir. Hastalara enfeksiyonun bulaşmasını önleyecek derecede mikroorganizmaları azaltma görevi üslenen antisepsi; hedef olarak, mikroorganizmaların yok edilmesi değil, yara infeksiyonu gibi durumları engellenmesi amaçlanmaktadır.
Modern asepsi – antisepsi kavramı 1847 yılında Alman asıllı Macar Kadın Doğum Uzmanı Ignaz Philipp Semmelweis‘ın Viyana Genel Hastanesi‘nde kalsiyum hipoklorit içeren antiseptikler kullanarak doğumdan önce ellerin yıkanmasının puerperal enfeksiyonunu azalttığı ve ölüm oranlarını önemli ölçüde azalttığını göstermesine karşı, yeterli açıklama getiremediği için kadın doğum uzmanları tarafından şiddetle karşı çıkılmıştır.
Dr. Semmelweis‘in uygulamaları, 1870’li yıllarda Fransız mikrobiyolog Louis Pasteur‘un mikrop teorisi ile birlikte yaygın olarak kabul görmüştür. İngiliz cerrah Joseph Lister, Glasgow Üniversitesi‘nde yara infeksiyonu ile ilgilendiği dönemde; Pasteur’un mayalanma deneyi ile ilgili çalışmalarını yakından takip etmiş ve yaraları karbol asiti ile ıslatılmış gazlarla sarmaya başlamış; eller ve cerrahi el aletlerinin karbol asiti ile yıkanmasını sağlayarak, ameliyat bölgesindeki deriyi karbol asit ile yıkayarak, ameliyat yeri açık kalacak şekilde çevresini karbol asitli bezlerle kapatmaya başlamıştır.
Alman cerrah Ernst von Bergmann, aseptik ameliyatın öncüsü olarak kabul edilmekte olup; Lister metodunun sıkı bir takipçisi olmakla kalmadı, kir ve kan görünmesin diye giyilen siyah önlükleri yasaklamıştır. Ameliyat ekibi ve hemşirelerin, beyaz, temiz ve yıkanmış gömleklerin giyilmesini zorunlu hale getirmesinin yanı sıra; buhar yoluyla sterilize edilmiş pansuman malzemeleri kullanarak, kimyasal antisepsinin üstünlüğünü göstermiştir. Dr. Bergmann, cerrahi el aletlerinin ısıyla sterilize edilmesini sağlayarak, cerrahi alan infeksiyonlarını önemli ölçüde azaltan ilk cerrahtır.
Antisepsi için Tıbbi ve Cerrahi Malzemelerin Sınıflandırılması
Kritik Olanlar
- Vücut boşlukları, dokuya temas eden, kesi sonrası kan ve vücut sıvısı bulaşmış malzemelerdir.
- Cerrahi araç ve gereçler
- Üriner ve damar içi kateterler
- İğne ve fonksiyon iğne ve enjektörleri
Yarı Kritik Olanlar
- Bütünlüğü bozulmayarak; deri veya mukozalara temas etmiş malzemelerdir.
- Endotrakeal tüpler
- Endoskoplar
- Isı ölçerler
- Laringoskop, solunum tüpleri ve kateterler
Kritik Olmayanlar
- Bütünlüğü bozulmayarak; sadece deri ile temas etmiş alet ve malzemelerdir.
- Steteskop ve tamburu
- Yatak takımları ve mobilyaları
- Tansiyon aleti
Kritik ya da yarı kritik olan malzemeler için yüksek oranda dezenfeksiyon ya da sterilizasyon gerektirmekte olup;. Kritik olmayanlar için orta ya da düşük düzeyde dezenfeksiyon yeterli görülmektedir.
Hipokratist Sağlık Ansiklopedisi