Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Ana Sayfa / Mevzuat ve Uluslararası Sözleşmeler / Umumi Hıfzıssıhha Kanunu

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu; 24 Nisan 1930 tarihinde mecliste kabul edilerek, 6 Mayıs 1930 tarihinde Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kanun aradan geçen zaman içinde kısmi olarak değişikliklere uğramıştır. Umumi Hıfzıssıhha Kanununun gerekçesi, Başbakanlık tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine “Umumî hıfzıssıhha kanunu esbabı mucibe lâyihası” adıyla 17 Nisan 1929 tarihinde sunulmuştur.

Kanunun adında bulunan “hıfzıssıhha” kavramı, sağlıklı yaşamak için gereken tüm önlemlerin bütününü ifade etmektedir. Arapça kökenli olan “hıfz” kelimesi muhafaza etmek, korumak anlamına gelmekte olup, “sıhha” kelimesi ise sağlık sözcüğü ile eş anlam ifade etmektedir. Kanun ile sağlık hizmetlerinin bütünü devlet tarafından sahiplenilmiştir.

Umumi Hıfzıssıhha Kanununun Önemi

Umumi Hıfzıssıhha KanunuUmumi Hıfzıssıhha Kanununun düzenlendiği Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarındaki dönem olarak toplumsal koşullar çok ağırdır. Kanun, halkın sosyo-ekonomik açıdan ve sağlık koşulları bakımından kötü bir dönemde yaşadığı süreçte çıkarılmıştır. Savaş koşullarında bir yandan da trahom, sıtma, verem gibi hastalıklarla mücadele edilmiş; savaş sonrası dönemde halk sağlığının korunabilmesi için tüm detayları ile düşünülmüş bir kanun tasarlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı içerisinde yürürlükten kaldırılmayarak uygulanan en eski kanunlardan biridir.

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, halk sağlığı ile ilgili konuları bir araya getiren genel bir kanun olmasının yanı sıra; kadınlar, çocuklar ve tüm halkı korucuyu tedbirleri öngören kanun daha sonra genel sağlık, gıda güvenliği, işçi sağlığı, hayvan sağlığı, bitki ve orman alanlarının korunması gibi bir çok kanuna temel teşkil etmiş, otuzun üzerinde kanunu etki sağlamıştır.

Umumi Hıfzıssıhha Kanununun Gerekçesi

“Memleketimizde sıhhat işlerinin şekli kanunî altına ahhrriası vu bu işlerin tasnif ile her zümrenin gerek Devletin siyasî bünyesine derece-i nisbeti, gerekse umumî sıhhat ile olan alâkasının şiddetine’ nazaran ayrı ayrı hükümlere raptı zaruret kesbeylemistir. Filhakika ceza kanununun umumî ve mahdut hükümleri ve imparatorluk devrine ait ve eski zamanlar şeraitine göre tanzim edilmiş elde mevcut bir kaç nizamname bu işlerin tedviri esnasında hali hazırda tesadüf edilen bir çok müşküllerin hallinde sakit kalmaktadır. Bilhassa içtimaî şartların sıhhî cihetlerine ait meselelerde bir kelime ile içtimai hıfzıssıhha işlerinde ihtiyaca medar müdevven elde hiçbir şey bulunmamaktadır. Halbuki bu işlerin idari hükümlerle hal ve tedviri kanuni müeyyedesi bulunmaması sebebiyle ancak noksan semereler iktitafından kısmen de neticesiz yarım tedbirler mahiyetinden ileri gidemeyerek beyhude mesai sarfından ibaret kalmaktadır……” Umumi Hıfzıssıhha Kanununun Gerekçesi için tıklayınız.

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu
U Hıfzıssıhha K

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu için tıklayınız.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği

Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği

Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği; organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve nakli ile …

Bir cevap yazın