Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Yeni
Ana Sayfa / Hastalıklar / Sedef Hastalığı

Sedef Hastalığı

Sedef HastalığıPsoriasis; gümüş ve beyaz renkli pullarla, kırmızı kabuklu cilt lekelerine neden olan sık görülen cilt hastalıklarından biridir.

Genellikle dirsek, diz, sırt ve kafa derisinde nokta ya da kepeklenme şeklinde görülen pullu lekeler; cildin herhangi bir bölgesinde büyümesinin yanında ağır vakalarda vücudun büyük bir bölümünü kaplayabilir ve tırnaklarda da değişikler ile kayıplara yol açabilmektedir. Kırmızı lekeler zaman içerisinde iyileşmesi sonrasında yaşam boyunca tekrar geri gelebilmekte olan Sedef; belirtilerin azaldığı dönemleri takiben şiddetli dönemler takibi haftalar ya da birkaç ay sürmesinin ardından gelen iyileşme dönemi yıllar içinde değişerek yaşam boyu devam edebilmektedir.

Sedef hastalığında cilt hücrelerinin çok hızlı yaşam döngülerinde değişiklikler olmasının beraberinde çoğalmakta ve ciltte üzeri gümüş – beyaz renkli kabarık kalın plaklar oluşmasına neden olmaktadır. Plaklar, bazı durumlarda kırmızı ağrılı lezyonlar üzerinde kaşıntı oluşturarak kanamaya sebep olabilmektedir.

Sedef Hastalığı Nedenleri

Sedef hastalığında cilt hücre üretiminin artması ile birlikte normalde 3 – 4 hafta süren deri hücre değişimi, hastalıkla birlikte yeni hücrelerin büyümesi 3 – 7 gün arasında sürmektedir. Sık olarak yenileri ile değiştirilen eski hücreler birikimi ile ciltte görülen gümüş ve beyaz pulları ortaya çıkarmaktadır.

Süreç tam olarak anlaşılmasa da, uzmanlar hastalığın bağışıklık sistemi ve birden fazla faktörün kombinasyonu nedeniyle ortaya çıktığını düşünmektedir. Vücudun hastalık ve enfeksiyona karşı savunma mekanizması olan bağışıklık sistemi; psoriasisli bireylere bir bağışıklık sistemi hatası ile sağlıklı cilt hücrelerine yanlışlıkla saldırarak, cildin iltihaplanmasıyla hızlı bir şekilde çoğalmasına neden olmaktadır.

Sedef hastalığının semptomları, tüm türlerinde ortak nedenlerle canlanmasını tetikleyebilecek; kesik, sıyrık, enfeksiyon, cerrahi işlemler ve strese bağlı olmasının yanı sıra bazı sıtma, tansiyon ilaçları ile lityum, hidroksiklorokin ve antimalaryal ilaçların yanında genç erişkinlerde aşırı alkol ve sigara kullanımı tetiklemektedir. Bazı psoriasisli bireylerde, küçük bir çizik veya sinek ısırığı yeni bir tetiklenmeye neden olabilmektedir. Koebner fenomeni adı verilen travmatik tetikleme sonrası psoriasise ait lezyonların ortaya çıkması, sedef hastalığına sahip olan dört kişiden birinde görülmektedir.

Hastalık özellikle soğuk kış dönemlerinde daha sık görülme nedenleri arasında gösterilmekte olup; sıcak, güneşli ve nemli ortamlarda bulunması sedefin ortaya çıkma ihtimalini azaltabilmektedir.

Sedef Hastalığının Belirtileri ve Çeşitleri

Sedef hastalığının türleri birbirinden farklı olarak sahip olduğu sedef hastalığı türüne göre belirtileri değişebilmektedir.

Plak tipi: Görülen en belirgin belirtiler kırmızı lekelerle birlikte gümüş renkli pullarla kaplı plaklardır. Ağrılı ve kaşıntılı olabilen plaklar, bazı durumlarda çatlama ile birlikte kanama oluşturabilmektedir. Ağır vakalarda cildin geniş bir alanını kaplayan plaklar, büyüyerek birleşmesinin yanı sıra; el ve ayak tırnaklarında renk değişikliği, çukurlaşma, parçalanma ve yerinden ayrılma gibi bozukluklar görülebilmektedir. Kafa derisi üzerinde pullanma ya da kabuklanma plak tipi sedef hastalığının belirtileri arasında görülmektedir.

Püstüler tipi: Genellikle yetişkinlerde ellerde avuç içi, ayak tabanında içi beyaz ve sarı renkli sıvı dolu baloncuklar olan, kızarık ve pullu cilt görünüme sahip olarak püstüler sedef hastalığının belirtileri arasında görülmektedir.

Gutat tipi: Sık olarak çocukluk ve genç erişkinlerde damlacık tarzı başlayan; çoğunda gövde ve uzuvlarda küçük kırmızı lekelere neden olmaktadır. Bademcik iltihabı, ciltte yaralanma, solunum yolu enfeksiyonları, stres, strep boğaz enfeksiyonunun yanı sıra antimalaryal veya beta-bloker ilaç kullanımı damla – guttat sedef hastalığının tetikleyicileri arasında gösterilmektedir.

İnverse tipi: Cildin kıvrımları bölgeleri olan; koltuk altı, kasık, kulak arkası ve göğüs altı gibi yerlerinde ortaya çıkan kırmızı lezyonlarla belirtileri görülen ters yerleşimli ya da inverse sedef hastalığı olarak adlandırılmaktadır.

Eritrodermik tipi: Cilt üzerinde yanma kızarıklığına sahip pulların tabakalar halinde dökülmesinin yanında şiddetli güneş yanığı, enfeksiyon, ilaç kullanımı ve bazı sedef hastalığı tedavilerinin durdurulmasıyla tetiklenebilen eritrodermik sedef hastalığı; tedavi edilmediğinde ağır hastalıklara ve ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Psoriatik Artrit tipi: Sedef hastalığına sahip olan bireylerde, fiziksel muayene ile eklemlerde ağrı ve şişme ile teşhis edilebilen; saç derisi, kulak, dirsek, diz, göbek deliği ve tırnakların kontrolünün yanı sıra biyopsi ile cilt enfeksiyonu olup olmadığı tespit edilebilenlere sedef romatizması ya da psoriatik artrit sedef hastalığı adı verilmektedir.

Sedef Hastalığı Bulaşıcılığı ve Genetik Faktörü

Sedef hastalığı mikrobik bir enfeksiyon olmadığından kişiden kişiye bulaşıcılığı bulunmamasına rağmen; el veya yüz bölgesinde sedef görülmesi halinde bazı durumlarda hastalığa sahip bireylerin sosyal izolasyonuna neden olabilmektedir. Sedef hastalığı bunun haricinde kronik bir hastalık olduğu için kişiden kişiye geçmez ve bulaşıcı değildir.

Kimlerde Görülür

Sedef hastalığı, kepeklerle seyreden bir hastalık olup çocuk ve erişkinlerde görülebilmektedir. Çocuklarda sedef hastalığı, vücutta damlacık şeklinde görülürken, erişkin bireylerde plak şeklinde ve stabil olarak seyretmektedir.

Genetik faktörün, sedef hastalığına neden olmada kesin rol oynadığı belirsiz olmasına rağmen; aynı aile içinde dede torun gibi kuşak farkı da olsa bazı bireylerde görülebilmektedir. Sedef hastalığı genetik aktarıma bağlı olarak genetik yatkınlığı olan bireylerde bazı faktörler de sedefi ortaya çıkarabilmektedir.

Sedef Hastalığı Tedavisi

Sedef hastalığının tedavisinde amaç; hızlı bir şekilde bölünen cilt hücrelerinin bölünmesinin engellenmesi ya da yavaşlatılması ile beraber kepeklenme ve dökülmelerin engellemesi amaçlanarak, tedavisi temelde 3 gruba ayrılmaktadır.

  • Topikal Tedavi: Cilt üzerine krem, losyon ve pomadlar ile uygulanmaktadır.
  • Fototerapi Tedavisi: PsoralenP olarak bilinen ışığa karşı duyarlandırıcı madde ile Ultraviyole AUVA) ışınlarının sedef hastalığından PUVA olarak kullanılan bir ışık tedavi yöntemidir.
  • Sistemik Tedavi: Ağız ve damar yoluyla alınan ilaçlarla tedavi uygulanmaktadır.

Sedef Hastalığı Tarihçesi

Sedef hastalığının İbranice İncil‘de “tzaraath – cüzzam” çeşitli cilt rahatsızlıkları arasında yer aldığı; kişi sedef hastalığına müzdarip olduğu evrede “tumah ve tahare – saf olmayan” olarak kabul edilerek, kohen – rahip tarafından tedavi edildiği belirtilmiştir. Sedef hastalığı Kur’an-ı Kerim‘in dışında, Hz. Muhammed‘in hadislerinin yer aldığı “Dârekutnî taharet 1/38 Hadis 2”, güneşte ısınmış suyu kullanmak “abraş” adı verilen alaca ve sedef gibi cilt hastalıklarını meydana getireceğini belirtmiştir.

sedef hastalığına bitkisel çözümSedef hastalığının ilk olarak Antik Roma‘da tıbbi çalışmaları ile bilinen Romalı bilgin Aulus Cornelius Celsus tarafından m.ö 400’lü yıllarda tanımlandığı düşünülmektedir. Yunanlılar, pullu cilt koşulları için “λεπρα – lepra” terimi, kaşıntılı cilt durumlarını tanımlayabilmek için “psora” terimini kullanmıştır.

18. yüzyılın sonlarında İngiliz doktor ve dermatologlar Robert Willan ve Thomas Bateman; deri hastalıklarını anatomik açıdan sınıflandırmak için dünyanın ilk girişimlerini sağlamışlardır. İngiliz dermatologlar Sedef hastalığını “Willan’ın Leprası” olarak tanıtmıştır.

Dr. Willan ve Dr. Bateman, Sedef hastalığını diğer cilt hastalıklarından ayırarak; psoriasis, her zaman düzensiz iken, cüzzamın düzenli, dairesel yamalar ile ayırt edildiğini belirtmişlerdir. Dr. Willan iki kategoride “leprosa graecorum ve psora leprosa” olarak belirlemiştir.

Sedef hastalığının tarihinde, etkisi olmayan yüksek derecede zararlı tedavilerle doludur. 18. ve 19. yüzyıllarda, zehirli ve kanserojen bir arsenik bileşiği içeren Fowler çözeltisinin yanı sıra cıva, kükürt, iyot, fenol ve kömür katranları dermatologlar tarafından yaygın olarak sedef hastalığı tedavisi için kullanılmıştır. 1900’lü yılların başlarında topikal bir tedavi yaklaşımı olarak ultraviyole ışık ışınlamasının yanı sıra psoriatik artrit vakaları, romatoid artrit ile aynı şekilde damar içi uygulanan ilaçlarla tedavi edilmeye başlanmıştır.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Klostrofobi

Klostrofobi

Klostrofobi, genel olarak Anksiyete Bozukluğu olarak sınıflandırılmakta olup; kapalı yer korkusu gibi birçok uyaran durumlar …

Bir cevap yazın