Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Ana Sayfa / Hastalıklar / Reflü Hastalığı

Reflü Hastalığı

Reflü Hastalığı; dünyada ve Türkiye’de sık olarak rastlanan hastalıklar arasında olup; önemli ölçüde yaşam tarzı değişikliği, hekim önerileri uygulamalar ve reflü ilaçları ile kontrol altına alınmakta ya da cerrahi müdahalelerle önemli ölçüde reflü hastalığı atlatılmaktadır.

Sosyal yaşamı kötü etkileyen Reflü; genel olarak hazır gıda ile birlikte düzensiz beslenme, alkol ve asitli içeceklerin tüketimi reflünün sebepleri olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı‘nın verilerine göre toplumun %20’sinde reflü hastalığı bulunmaktadır.

Reflü Nedir?

Reflü Hastalığı; asit, mukus ve safradan oluşan mide salgılarının yemek borusu veya ağıza kadar yer değiştirmesine reflü adı verilmektedir.

Ağızda acı tat ve yiyecek hissi ile kendini gösteren Reflü Hastalığı; Tipik Semptom Reflü  ve Atipik Semptom Reflü olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Tahrişe bağlı meydana gelen spazm sonrasına bağlı göğüs ağrısı şikayetleri ile birlikte ağrılı yutkunma, yutma güçlüğü veya hıçkırığın yanı sıra kuru öksürük ve ses kısıklığına reflü neden olur. Göğüs ağrısı nedeniyle zaman zaman kalp hastalıkları ile karıştırılabilmektedir.

Reflü Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

reflu nedirAğızda acı bir tat, ekşime, mide yanması hissedilmesi ve göğüste ağrı ile beraber yenilenlerin ağıza gelmesi gibi bulguları olan Tipik Reflü Belirtileri; göğüs hastalıkları ve kalp hastalıkları ile sık olarak karıştırılmaktadır. Ağız kokusu, dişlerde çürüme, kuru öksürük, ses kısıklığı ve sinüzit gibi bulguları olan Atipik Reflü Belirtileri; sık olarak kulak burun boğaz hastalıklarıyla karıştırılmaktadır.

Birçok hastalığın çıkmasına da neden olabilen ilerlemiş reflü belirtileri; başta kronik farenjit olmak üzere midede bulunan sıvıların yukarı çıkarak soluk borusuna kaçması ile beraber akciğerlere karışması durumunda uzun vadede akciğer hastalıkları ve astıma da neden olabilmektedir.

Reflü için Hangi Doktora Gidilir?

Reflünün belirtileri olması durumunda İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji bölümlerinden randevu alarak İç Hastalıkları Uzmanı ve Gastroenteroloji Uzmanı ile iletişime geçerek reflü hakkında muayene ve bilgi alınabilmektedir.

Reflü Hastalığı Tanısı

Reflü hastalığının tanısında, hasta şikayetleri göz önünde bulundurulması ile beraber bazı hastalarda duruma bağlı olarak hiçbir şikayet ve belirti göstermemektedir. Reflü hastalığının tanısı için gastroskopi ile; mide kapağı, mide fıtığı ve yemek borusundaki hasar durumu incelenmesinin ardından gerek görülmesi halinden mideden doku örnekleri alınarak incelenmektedir.

Reflünün tanı yöntemi olarak pHmetre ile yemek borusuna kaçan asit miktarının ölçülmesinin yanı sıra; manometre işlemi ile reflünün tanı ve teşhisiyle beraber yemek borusunda reflüye yol açabilecek başka sorunların tespitini incelemek için de kullanılmaktadır.

Reflü Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Reflü hastalığının tedavisi yaşam tarzının değiştirilmesi ile başlamakla beraber; yemek sonrası uzanmamak, sık ve az yemek yeme, alkollü ve gazlı içeceklerden uzak durmanın yanında hekim tarafından önerilen asit giderici, yemek borusu ve midenin düzenli çalışmasını sağlayabilecek mide koruyucu ilaçların düzenli olarak kullanılması ile tedavi süreci başlamaktadır.

Reflü Tedavisinde Ameliyat

Reflü ilaçları ile tedavisi düzelemeyecek hastalarla birlikte genç reflü hastalarında uzun süreli ilaç tedavisi sonrasından sonuç alınamıyorsa veya anatomik sorunlardan kaynaklı mide fıtığı durumlarında cerrahi tedavi olarak reflü ameliyatları uygulanabilmektedir.

Reflüye Ne İyi Gelir ve Korunmanın Yolları?

Uzun süreli aç kalmamak reflüye iyi gelen şeyler arasında gösterilmekle birlikte yemekler sık olarak az miktarlarda çiğnenerek yenilmesi gerekmektedir. Şikayetleri azaltan reflüye iyi gelen yiyecekler ve içecekler arasında; brokoli, elma, fasulye, havuç, kantaron yağı, muz, papatya çayı ve peynir gibi liften zengin gıdalar yer almaktadır.

Yemek sırasında sıvı alımı yapılmaması, sıvı tüketiminin yemeklerden yarım saat önce ve sonra alınması gerekmektedir. Gece uykusuna yatmadan önce yenilen yemeklerin mide basıncını yükselttiğinden reflü şikayetleri yaşamamak için yatmadan en az iki saat önce yeme-içmenin kesilmesinin yanı sıra tok olarak uykuya yatmamak reflü hastalığında önem taşımaktadır.

Reflü Olanların Diyeti Nasıl Olmalı?

Reflü hastalığı olan bireylerin bazı yiyeceklerin tüketilmesi ile ilgili kısıtlamaların yanı sıra uzak durması da gerekebilmektedir. Mide kapakçığının görevini yerine getirememesi neticesinde mide asidinin yemek borusuna kaçması ile meydana gelen reflü hastalığı; yeme-içme alışkanlığının değiştirilmesiyle birlikte kontrol altına alınabilmektedir.

Reflü hastalığına sahip olan bireylerin; alkollü içecekler, baharatlı yiyecekler, çikolata, gazlı içecekler, kahve, sarımsak, soğan, turşu ve yağlı gıdalar gibi reflüyü tetikleyebilecek yiyecek-içeceklerin tüketiminden uzak durulması önerilmektedir.

Bebeklerde Reflü Nedir?

Yeni doğan bebeklerin ilk bir yılı kusma şikayeti ile ilk altı ayda ortaya çıkan fizyolojik reflü görülmesi normal olmakla birlikte normal reflü ile ayırt edilmesi gerekmektedir. Bebeklerde reflü belirtileri gün içinde nasıl beslendiği ve ne kadar kustuğu, yatış pozisyonunun yanında; bebeğin gazının hangi süre ile çıkardığı gözlemlenerek bebeklerde reflü belirtisi ortaya çıkmaktadır.

Bebeklerde Reflü Ne Zaman Geçer?

Bebek reflüsü, fizyolojik reflü olarak altıncı aydan başlayarak, bebek bir yaşını tamamladıktan sonra geçmektedir. Yeni doğan bebeklerde reflü tedavisinde beslenme ve yatış pozisyonu ile ilgili hekim tarafından bilgilendirme neticesinde; bebeklerin ilk yılı tamamlanmasının ardından reflünün devam etmesi durumunda, uzman doktor kontrolünde bebeklerde reflü tedavisinde kullanılan ilaçlar ile tedavisine gözlemlerle devam edilmektedir.

Çocuklarda Reflü Nedir?

Yetişkin bireylerde olduğu gibi mide kapağından farklı ancak fonksiyoner olarak aynı şekilde çalışmakta ve büyümesine paralel olarak kapakçık da gelişmektedir.

Çocuklarda Reflü Belirtileri

Reflü hastalığı çocuklarda, kusma ve iştahsızlığa bağlı yeterli kilo almıyorsa reflüye neden olan bozulmuş yemek borusu ve mide hareketleri ile birlikte; asit düzenleme sistemi, fiziksel aktivite, genetik, hormon, ilaç, karın içi basınç, mide fıtığı, sigara dumanı, şişmanlık ve yağlı gıdalar gibi birçok faktör çocuklarda reflü belirtisi olarak gösterilmektedir.

Çocuklarda reflü hastalığı, yemek borusunun ağızla birleştiği üst ucundaki yanma hissi gibi bir yaşın üzerinde olan çocuklarda ağıza gelen asit nedeniyle dişler içten çürüyerek ağız kokusu ile beraber ses kısıklığı, kronik kuru öksürük ile aşırı geğirme şeklinde görülebilmektedir.

Çocuklarda Reflü Hastalığı Tanısı

Çocuklarda reflü tanısı, fiziki muayene ve detaylı tıbbi öykü ile tanı konulabilmekle birlikte küçük yaştaki çocuklarda farklı şikayetlerle ileri inceleme teknikleri hekim tarafından gerek duyulabilmektedir.

Fizik muayenede çocukların boy ve kilo ölçümü ile büyüme değerlendirilmesi ile birlikte; çocuğun beslenmesiyle ilgili kapağın kapanmasını engelleyen yiyecek ve içeceklerin geniş öyküsü alınarak sorgulanmaktadır. Çocuklarda alarm veren bulgular görülmesi durumunda endoskopik inceleme, baryumlu grafi, sintigrafi, pH monitörizasyonu, manometre ve multikanal impedans monitörizasyonu kullanılmaktadır.

Çocuklarda Reflü Tedavisi

Çocuklarda reflü hastalığının tedavisinde, ilk olarak günlük yaşam tarzının değişmesi ile başlamakla birlikte çocuğun az ve sık beslenmesi, acılı, baharatlı, kakaolu gıdaların yanı sıra asitli içecekler, gece sütü ve aşırı tok olarak uykudan uzak durması gerekmektedir. Hekimler, reflüsü olan bazı çocuklarda 3 -6 ay aralığında mide asit salınımını azaltan, mide yüzeyini koruyan ve midenin sindirim sistemi hareketlerini düzenleyen reflü ilaçları hekim kontrolünde planlanmaktadır. Çocuklarda reflü ile beraber yatış pozisyonları ve kilo kontrolünün yanında uygun spor dallarında spor yapması tavsiye edilmektedir.

Çocuklarda reflüye bağlı cerrahi tedavi zorunlu olmadıkça tercih edilen bir yaklaşım olmakla beraber zorunlu durumlarda cerrahi uygulamaya gidilmektedir.

Çocuklarda reflü hastalığının uygun tedavisi gerçekleştirilmediği durumlarda; yemek borusunun alt bölümünü kaplayan normal dokular değişime uğrayarak, karakterize olan barrett özofagusu olarak adlandırılan durum ortaya çıkabilmesinin yanı sıra; anemi, büyüme geriliği, diş çürükleri ile yemek borusu darlığı reflünün tedavi edilmediği durumlarda çocuklarda ortaya çıkabilmektedir.

Hamilelikte Reflü Nedir?

Kadınlarda hamilelik döneminde hormonal dengenin bozulması ve bebeğin büyümesiyle birlikte mideye baskı yapması neticesinde; hamilelikte reflü belirtileri sık olarak karşılaşılmaktadır. Hamile kadınların reflü durumunda çikolata, kahve, mayalı hamurlar ve yağlı gıdalardan uzak durması gerekmektedir.

Hamilelikte reflü yaşayanlar; yatak başlığını uygun pozisyonda ayarlanması ile birlikte uyku pozisyonları yastıkla desteklenerek baş kısmı yukarıda kalacak şekilde ve karın bölgesini sıkan giysilerden kaçınarak kısmen önleyebilmektedir. Önlemler alınmasına rağmen hamilelerde reflü şikayetleri devam ediyor ve gerileme olmuyorsa hekim tarafından hamilelikte reflü ilacı düzenlenebilmektedir.

Reflü Hastalığı Tarihçesi

Amerikalı gastroenterolog ve yazar Dr. Julius Friedenwald ve Dr. Maurice Feldman; 1925 yılında Gastroözofageal Reflü HastalığıGÖRH’in tipik belirtileri mide ekşimesi, mide yanmasını ve bunun mide fıtığı ile olası ilişkisi hakkında yorum yaptığında tanımlanmıştır.

1926 yılında Boston’lu radyologlar Robins S.A. ve Jankelson I.R.; radyografik tekniklerle reflüyü kanıtladı ve gastroözofageal reflünün %90’ında karın üst orta bölgesi olan epigastrik, substernal adı verilen göğüs kemiğinde rahatsızlık ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

Amerikalı gastroenterolog Asher Winkelstein; 1934 yılında reflüyü tanımlayarak, belirtileri mide asidine bağlamıştır.

Güney Afrika asıllı Amerikalı gastroenterolog Basil Isaac Hirschowitz; 1957 yılının Şubat ayında, esnek fiberoptik endoskop ile distal özofagus, üst GIS hastalıklarında kolay tanı imkanı saylayan ilk prototip aleti kendi boğazında deneyerek pratik yapmıştır.

Lütfen Aklınızda Bulunsun!

Lütfen Aklınızda Bulunsun!

Hipokratist & Sağlık Ansiklopedisi tıbbi bir tesis değildir. Lütfen tıbbi sorularınızı bölgenizde bulunan Aile Sağlığı Merkezlerindeki Aile Hekiminizle iletişime geçerek yanıtını alabilirsiniz.

Hipokratist & Sağlık Ansiklopedisi; muayene, tedavi, test, ürün ve diğer tıbbi veya sağlık prosedürlerinin maliyet hesaplarını yapmamakla birlikte yapacağınız olası tıbbi masrafları daha iyi hesaplayabilmek için bölgenizde bulunan tıbbi tesisler, doktorunuz veya varsa özel sağlık sigortanız ile görüşmeniz gerekmektedir.

Bu web sayfası, tıbbi alanlarda uzmanlığa sahip doktorlar tarafından düzenli olarak gözden geçirilmesinin yanında belirli sağlık kurumları tarafından incelenmektedir. Kullanıcılarımızın rahatlığı için hipokratist.com ilgili web sitelerine dış bağlantı sağlamakla birlikte bu bağlantılarda bulunan web sayfalarında yer alan içeriklerden sorumlu değildir.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Katarakt

Katarakt

Katarakt, aksu ve halk arasında göze perde inmesi olarak adlandırılan; göz bebeği arkasında yer alan, …

Bir cevap yazın