Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Kreatinin

Kreatinin, kaslarda bulunan kreatin parçalandığında oluşan azotlu bir atık madde üründür. Yunanca “kreaset” kelimesinden türemiştir.

Enerji oluşumunda önemli bir yere sahip olarak, kas dokularında bulunan ve her gün kreatin miktarının yaklaşık % 1 ile % 2’si yıkılarak kreatinine dönüşmektedir. Kasların enerji metabolizmasında önemli bir yeri olan ve yüksek enerjili fosfat bileşikleri içeren kreatin, farklı tepkime ile fosfattan ayrıştırılmaktadır. Kaslardan kan dolaşımına salınan bu atık madde ürünü, kas aktivitesi ve kas kitlesinden etkilenerek; diğer organik atıklarda olduğu gibi kan yoluyla böbreklere taşınmaktadır. Böbreğin en küçük yapısal birimi olan nefron; böbrekte bulunan yaklaşık 1 milyon 250 bin kanı sürekli olarak süzmektedir. Kanda bulunan kreatininle beraber birçok organik atık kandan ayrışarak, su ile birlikte idrar olarak vücut dışına atılmaktadır.

Cinsiyet, yaş ve kas kütlesine bağlı olarak farklılık gösterebilen kreatinin üretimi; sürekli var olduğundan vücutta her zaman bir miktar bulunmaktadır. Kaslı ve genç kişilere göre zayıf ve yaşlı kişilerde kreatinin üretimi daha düşük olmasına rağmen, günler içinde oluşacak değişimi oldukça azdır.

Vücut için atık olan bu amino asit maddesinin, laboratuvar test ve ölçüm sonuçları böbreklerin süzme fonksiyonu başta olmak üzere kişinin sağlık durumu hakkında birçok farklı bilgi barındırmaktadır. Üre gibi beslenme şekli ya da diyetten çok fazla etkilenmeyen kreatinin üretimi; et ve süt ürünlerindeki tüketim artışı bir miktar arttırsa da, ürenin artışı ile kıyaslanmayacak derecede azdır.

Tıbbi laboratuvarlarda gerçekleştirilen kreatininin testleri; böbrek fonksiyonları ve filtrasyon görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirip normal çalışıp çalışmadığı konusunda oldukça önem teşkil etmektedir. Test bir kan örneği ile yapılmakta olup; kolda veya elin üzerinde bir damardan kan alınarak; serum kreatinin testinin veya kreatinin klirensi olarak tanımlanan, bir gün boyunca toplanan idrar kreatinin seviyesinin yüksek ya da düşük olması bu testler aracılığıyla anlaşılmaktadır. Çocuklar, yetişkin erkek ve kadınlardan daha düşük seviyelere sahiptir. Desilitre dL başına miligrammg (mg / dL), günlük idrar hacmi dakikadk başına mililitremL (ml/dk) olarak ölçülmektedir.

Kreatinin Testi

Kreatinin Normal Değeri

Serum Kreatinin Normal Değeri

  • 3 yaş altındaki çocuklar – 0.30 – 0.70 mg/dL
  • 3 – 18 yaş arası çocuklar – 0.50 – 1.0 mg/dL
  • Erkeklerde 0.50 – 1.40 mg/dL
  • Kadınlarda 0.50 – 1.30 mg/dL

Kreatinin Klirensi Normal Değeri

  • 13 – 50 yaş: Erkeklerde 90 – 137 mL/dk. Kadınlarda 80 – 125 mL/dk.
  • 51 – 60 yaş: Erkeklerde 85 – 132 mL/dk. Kadınlarda 75 – 120 mL/dk.
  • 60 yaş ve üzeri: Erkeklerde 80 – 132 mL/dk. Kadınlarda 70 – 120 mL/dk.
Kreatinin Düşüklüğü

Referans değerleri altında olması kreatinin düşüklüğü olarak tanımlanmakta olup; yaşlılık, kilo kaybı, iskelet kaslarının zayıflamasına neden olan kronik bir otoimmün sinir – kas hastalığı olan Myastenia Gravis MG ve kas hastalıkları arasında erkek çocuklarda sıkça görülen bir hastalık olan Duchenne Musküler DistrofiDMD gibi nörolojik hastalıklar, kas kütlesinin azalmasına yol açarak düşüklük görülebilmektedir.

Gebelik döneminde idrar üretimi artarak, aşırı miktarda su kaybının oluşması gebelikten sonra normale dönmüş olsa da, gebelik süresince yapılan kreatinin testlerinde seviyenin düşük olması, protein bakımından yetersiz beslenmek, vücut kaslarında zayıflamaya yol açarak düşüklüğe yol açabilmektedir.

Böbreklere olan kan akışının azalması ile birliktte; böbreklerde hasar-kanser-yetmezlik, enfeksiyon, mesane ve idrar yollarında oluşan tıkanıklık, kalp yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklarda da düşüklük görülebilmektedir.

Kreatinin Yüksekliği

Kreatinin oranı kas faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan, kas aktivitesi ve kas kitlesinden etkilenmesiyle beraber; kas dokusu fazla olan kişilerde yüksektir. Böbrekler filtrasyon görevini iyi yapamadığı durumlarda kreatinin seviyesi artmakta olup; böbrek hastalıkları başta olmak üzere, şok, birçok rahatsızlıktan dolayı ortaya çıkabilmektedir.

Vücut için atık olan maddelerin idrar yoluyla vücut dışına atılmasına engel olan durumlarda yüksek olabilmekle beraber; kas distorfisi olarak tanımlanan nörolojik hastalık, hipotiroidi gibi tiroit bezi hastalıkları, kas yaralanmaları, gut hastalığı, diyabet, hipertansiyon, kan kaybı, yanık, gebelik, ağır egzersizler, karbonmonoksit zehirlenmesi ve dehidrasyon olarak tanımlanan aşırı su kaybı yüksekliğine yol açan diğer rahatsızlıklar olarak görülmektedir.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Kan Örneği

Kan Örneği

Kan Örneği; kan ve kan ürünleri hizmetleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşları ile bu alanda …

Bir cevap yazın