Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Ana Sayfa / Tıbbi Bölümler / Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kadın Hastalıkları ve Doğum; çeşitli kadın  hastalıklarının incelenmesinde, gerekse gebe hastaların takibinde ve kısırlık sürecinde tüm tanı ve tedavi hizmeti sunan anabilim dalıdır.

Bölümler
Tarihçesi

Kadın Hastalıkları ve Doğum, Osmanlı Devleti zamanında Padişah II. Mahmud tarafından ilk tıp fakültesi olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane 1827 yılında ve ardından 1831 yılında Cerrâhhane-i Amîre kurulmuştur. Fenn-i Vilâde (Doğum Bilgisi) teorik olarak erkek olan öğrencilere Fransızca olarak veriliyordu. Ancak doğumlar, evlerde ve ebelerle yapılmaktaydı. Bu dönemde Fransa’dan ve İngiltere’den diplomalı ebeler Beyoğlu’nda serbest olarak çalışmaktadılar.

Askerî Tıbbiye Nazırı Cerrah İsmail Paşa, 1842 yılında açılan ebe mektebinde ilk kez Türk kadınlarının erkek hocalardan ders ve sertifika almalarını sağladı. Galatasaray Tıbbiyesi bünyesinde ebeler için, derslerin Türkçe olarak İtalyan Dr. Vuçino tarafından verildiği bir sınıf açıldı. Galatasaray Tıbbiyesi’nden ilk yıl teorik olarak eğitim alan 16 ebe mezun oldu.

1853 yılında Askerî Tıbbiye’de 5. sınıfta Fenn-i Kibâle (Ebelik Bilgisi) dersi okutulmaya başlandı; 47 yıl süreyle Fenerli Pavlaki Paşa ders verdi.

Sirkeci Demirkapı’ya taşınmış olan Askerî Tıbbiye’nin bünyesinde Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye (Sivil Tıp Okulu) kuruldu ve Galatasaray Tıbbiye’sinde Fransızca olan eğitime karşı, 1870 yılında Türkçe yapılmaya başlandı ve ilk Türkçe Doğum dersini Mehmet Vahit Bey vermeye başladı.

Ebeler İçin Rehber

Birgivîzade Mehmet Nuri Bey, 1879 yılında Türk Obstetrik ve Jinekolojisinin batıya yönelmesi ile Lucien Penard’dan çevirdiği “Rehnümâ-yı Kavabil” (Ebeler İçin Rehber) adlı kitabını yayınladı.

1881 yılında İbrahim Lütfi, Nafiz Süreyya, Ahmet Hilmi, Hüseyin Remzi ve Hüseyin Sabri Bey’ler, Friedrich Wilhelm Scanzoni’nin 1853 yılında yazdığı “Lehrbuch der Geburtshilfe” adlı kitabını Fenn-i Vilâde (Doğum Bilgisi) adıyla çevirdiler.

Ayrıca Avrupa’ya gönderilmiş olan öğrencilerden biri olan Hayrettin Bey’in cerrah olup döndükten sonra, nadir olarak sezaryen yaptığı bilinmektedir.

Besim Ömer Bey, 1885 yılında Fenn-i Kibâle (Ebelik Bilgisi Dersleri) muavinliğine getirildi.

Kadın Hastalıkları ve DoğumMehmet Vahit Bey, yetenekli öğrencilerinden Besim Ömer Bey’in 1887 yılında Fransa Paris’e gönderilmesine sağlar ve modern kadın doğumu öğrenmeye başlamıştır. Besim Ömer Bey, Paris’de Tarnier’in adını taşıyan klinikte Prof. Boudin ve Prof. Pinard’ın yanında çalıştıktan sonra 1891 yılında ülkeye geri dönüyor. Fransa’da kaldığı beş yılda kadın-doğum alanındaki büyük değişimleri gözlemlemiş olan Besim Ömer Bey’in dönmesiyle, İstanbul’da gözlem ve deneyimlerini uygulayabilecek, Paris’de örneklerini gördüğü bir klinik ya da doğum evi arayışı içine girdi ve Sirkeci Demirkapı’da Sur-u Sultanî’ye bitişik, ülkenin ilk doğum evi olan “Vilâdethane”yi açtı.

1888 yılında Halid Ziya Bey (Uşaklıgil)’in, Fransız Dr. Auguste Debay’ın “Hijyen ve Evlilik Fizyolojisi: Evli Kadın ve Erkeğin Doğal ve Tıbbî Tarihi ve Merak Uyandırıcı Ayrıntılar” adlı kitabının çeviri ve uyarlaması olan “Haml ve Vaz’ı Haml” (Gebelik ve Çocuk Doğurma) adlı o yıllarda popüler olan kitabı yayınlandı.

Jinekolojik Ameliyatlar

1889 ve 1893 yılları arasında Haseki’ye, Op. Nurettin Bey’in önerisiyle modern hastane yapıldı. Nurettin Bey, önemli jinekolojik ameliyatlar yapmaya başladı.

1893 yılında Sivil tıp mektebi ve kadın-doğum pavyonu Kadırga’ya taşındı. Besim Ömer Bey ve Nizamettin Bey, Prof. Luteau’nun kitabını “Emrâz-ı Nisâ” (Kadın Hastalıkları) adıyla Türkçe’ye çevirdiler.

Besim Ömer Bey, 1895 yılında Dr. Vuçino’nun ölümü üzerine ebelik hocalığına atandı. Besim Ömer Bey, ebe adaylarının 30 yaşını geçmemiş ve Türkçe anlayıp söylüyor olmaları şartlarını koydu. Ayrıca, o güne dek tamamen teorik olan eğitimin yanısıra, kursun 2. yılında gebe muayenesi ve doğum pratiğini de ekledi.

Besim Ömer Bey, 1896 yılında Fransa’dan hocası Prof. Boudin’in derslerini, “Doğum Hastalıkları Dersleri” adıyla Türkçe’ye çevirip yayınladı.

1898 yılında Gülhane Tıp Mektebi (Tatbikat Mektebi), Ahırkapı’da Topkapı Sarayı’nın bahçesinde açıldı.
Asaf Derviş Paşa, 1902 yılında Lyon’da ünlü Robert Michael von Olshausen’in yanında çalışıp yurda dönmüş bir yandan Tıbbiye-i Mülkiye’de (Sivil Tıbbiye) nisaiye hocalığı yaparken, diğer yandan Gülhane Askerî Tıp Mektebinde jinekoloji bölümünü kurup ders vermeye başladı. Aynı yıl Besim Ömer Bey, “Gebelik ve Gebelikte Tedbirler” adlı kitabını yayınladı. Ayrıca kayıtlara geçmiş ilk başarılı sezaryen, aynı yıl Cerrah Cemil Paşa (Topuzlu) tarafından yapıldı.

Askerî Tıbbiye Haydarpaşa

1903 yılında Askerî Tıbbiye, Haydarpaşa’daki muhteşem binasına taşındı. Ayrıca İsmail Derviş Bey, Şam’da açılan Tıp Fakültesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum derslerini vermek üzere görevlendirildi.

Cemil Topuzlu, 1905 yılında Türkiye’de ilk kez olarak yapmış olduğu iki Wertheim Ameliyatı olgusunu Fransa’da yayınladı (Wertheim, 500 ameliyatlık serisini 1911 yılında yayınladı). Hamidiye (Şişli) Etfal Hastanesi’ne 10 yataklı bir Kadın Hastalıkları ve Doğum servisi eklendi. Ayrıca Besim Ömer Bey, “Doğururken ve Doğurduktan Sonra” adlı kitabını yayınladı.

Besim Ömer Bey, 1907 yılında “Ebelik–Doğurma-Doğurtma” adlı kitabını yayınladı.

İlk Kez Ameliyat Eldiveni Kullanıldı

1908 yılında İsmail Derviş Paşa, “Teşhis-i Emrâz-ı Nisâ” (Kadın Hastalıklarının Tanısı) adlı ilk telif kitabını yayınladı. Aynı yıl Cemil Paşa (Topuzlu), tüm alaylara rağmen ilk kez ameliyat eldiveni kullandı.

1909 yılında Haydarpaşa’daki Askerî Tıbbiye ile Kadırga’daki Sivil Tıbbiye, Haydarpaşa’da birleşti ve İstanbul Dar-ül Fünûn (Üniversite)’u Tıp Fakültesi adını aldı, Cemil Paşa (Topuzlu) dekan oldu.

Almanya’da Prof. Ernst Bumm’un yanında 12 yıl çalıştıktan sonra 1920 yılında yurda dönen Fuat Fehim Bey (Caculi), “Fenn-i Vilâde” (Doğum Bilgisi) hocası oldu.

Almanya’dan dönüp Besim Ömer Bey’in yanında çalışmaya başlayan Kenan Tevfik Bey, 1921 yılında “Teşhis-i Emrâz-ı Nisâ” (Kadın Hastalıklarının Tanısı) ve “Kadınlık – Analık” adlı kitaplarını yayınladı.

1923 yılında Besim Ömer Bey, ilk kez olarak ebelere ve halka, Dar-ül Fünûn konferans salonunda “Müstakbel Valide” (Geleceğin Annesi) adlı filmi izlettirerek eğitim vermeye başladı.

Askerî Tıbbiye mezunu, Türk kadın-doğum hekimliğine büyük katkıları olan, Ali Esat Bey, 1923 yılında Gülhane Jinekoloji Kliniği’nde çalışmaya başladı.

Ali Esat Bey, 1925 yılında ülkemizdeki ilk histerosalpingografiyi (HSG) çekti ve I. Milli Türk Tıp Kongresi’nde sundu. Yine aynı yıl Hüsnü Şakir Bey, “Telhis-i Ameliyatı Velâdiye” adlı kitabının 2. baskısını yayınladı. Tıp Fakültesi içinde ilk Jinekolojik Patoloji laboratuarı, Hamdi Suat’ın yardımlarıyla Tevfik Remzi Bey tarafından kuruldu. Tıp fakültesini İsviçre’de bitiren, ileride Çapa Kadın-Doğum kliniğini kuracak olan Naşid Erez Bey, Kadırga Doğum Kliniği’nde Besim Ömer’in yanında çalışmaya başladı. İlk “Türk Nisaiye ve Velâdiye Cemiyeti” (Türk Kadın Hastalıkları ve Doğum Cemiyeti) İstanbul’da kuruldu. Başkanlığa Besim Ömer, Genel Sekreterliğe Tevfik Remzi Kazancıgil seçildi.

1926 yılında Tevfik Remzi Bey, ilk kez Radyum’la collum ca. tedavisi yaptı. Sonrasında İstanbul Şehremaneti (Belediye)’nin yardımlarıyla satın alınan Radyum’un kullanıldığı 200 olguluk seri, Tevfik Remzi tarafından V. Milli Türk Tıp Kongresi’ne sunuldu.

Haydarpaşa

1928 yılında Kadırga’daki doğum klinikleri Haydarpaşa’ya nakledildi. İlk jinekoloji dergisi, eski Türkçe olarak “Türk Nisaiye ve Vilâdiye Mecmuası” adıyla yayınlandı. Editörlüklerini Besim Ömer ve Tevfik Remzi Bey yapıyordu. Artık düzenli bilimsel toplantılar yapılabiliyor, makaleler yazılabiliyordu. Tevfik Remzi Bey, “Nisaiye ve Vilâdiye’de Usûl-u Muayene” (Jinekoloji ve Obstetrikte MuayeneYöntemleri) adlı kitabını yayınladı.

1933 yılında Üniversite reformu sonrasında Besim Ömer Bey emekli oldu ve soyadı yasasından sonra “Akalın” soyadını aldı. Besim Ömer Akalın’ın I. Kadın-Doğum Kliniği, Almanya’daki Nazi zulmünden kaçıp gelen hocalardan Ord. Prof. Wilhelm Gustav Liepmann’a verildi ve Haseki’ye getirildi. 1933-1939 yılları arasında kürsü başkanlığı yapan Prof. Liepmann’ın yardımcıları Tevfik Remzi Kazancıgil ve Niyazi Müştâk Berber’di.

1935 yılında Haseki Hastanesi’nde 35 yataklı septik servisi açıldı.

Prof. W. G. Liepmann ve Naşit Erez, 1936 yılında “Doğum Ameliyatları” adlı kitaplarını yayınladılar. Ameliyatlar, fantom üzerinde gösterilmişti.

1938 yılında Prof. Liepmann, Mahmut Sadi Irmak’la birlikte “Pratik Jinekoloji” adlı kitabını yayınladı. Aynı yıl Tevfik Remzi Kazancıgil, rahim kanseri için Radyum kullandı. Histerosalpingografi (HSG) çekerken, tek dişli tenakulumu HSG aparatına sabitlemek için hâlen kullandığımız, kendi adıyla anılan parçayı geliştirdi.

1939 yılında Prof. Dr. Wilhelm Gustav Liepmann öldü ve Türk öğrencilerinin omuzlarında taşınan naaşı İstanbul Feriköy’de gömüldü. Nazi iktidarından dolayı ülkesini terk etmek zorunda kalan, üniversite reformuyla Türkiye’ye gelen ve I. Kadın-Doğum kliniğinin kurulmasında büyük hizmetler gördükten sonra, omurga osteosarkomu nedeniyle hayatını kaybetti. Haseki’deki asistanı, ülkemizin ilk kadın kadın-doğum uzmanı olan Pakize İzzet Tarzi’dır.

Prof. Dr. Besim Ömer Akalın’ın Vefatı

1940 yılında Türkiye’de çağdaş doğum biliminin öncülerinden; ülkedeki ilk doğum kliniğini açan, doğum üzerine ilk çağdaş kitabı yayımlayan 50’den fazla eser kaleme alan Prof. Dr. Besim Ömer Akalın öldü.

1941 yılında Gülhane yâni Askerî Tıbbiye, Ankara’ya taşındı ve başına Prof. Dr. Ali Esat Birol getirildi. Prof. Birol, geniş bir kadro oluşturdu. Bu kadrodan Saim Sağlık ve Halit Kamgözen Gülhane’de çalışırlarken, Şerif Çanga ve Ahmet Esendal Ankara Tıp Fakültesi Kadın-Doğum Kliniği’ni kurdular.

II. Doğum Kliniği, 1942 yılında Çapa’da kuruldu ve Doç. Dr. Naşit Erez direktör oldu. 1944 yılında profesör, 1957 yılında da Ordinaryüs olan Erez, 1969 yılında emekli oldu.

1940’lı yıllar, Sağlık Bakanlığı tarafından doğum evleri ve üniversite hastanelerinin açılmaya başladığı yıllardı. Bunlardan başlıcaları ve başhekimleri şunlardır: Ankara Doğum Evi Zekâi Tahir Burak, İstanbul Zeynep Kamil Doğum Evi Eyüp Bey ve Fahri Atabey, Konya Doğum Evi Şükrü Konuralp, Aydın Doğum Evi Mükerrem Sarol, Ankara Numune Hastanesi Halil Çıray.

1944 yılında Süleymaniye Doğum Evi açıldı. Almanya’dan dönen Ertuğrul Yenen, Çapa Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’ne girdi ve sağlam bir Alman Ekolü’nün yerleşmesine ön ayak oldu.

1945 yılında Ankara Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği kuruldu. Kuruluşundaki direktör Prof. Dr. Ali Esat Birol iken, sonra Prof. Dr. Şerif Çanga direktör oldu.

Jinekolojik Histopatolojik Teşhis

Prof. Dr. Tevfik Remzi Kazancıgil, 1951 yılında “Jinekolojik Histopatolojik Teşhis” adlı kitabını yayınladı, ki daha sonra Fransa’da da basılacaktır.

1952 yılında SSK Bakırköy Doğum Evi açıldı.

1953 yılında Prof. Dr. Naşit Erez, Doç. Dr. Ertuğrul Yenen ve Prof. Dr. Kazım Arısan, öğrenciler için “Pröpedötik” adlı kitabı yayınladılar.

1954 yılında Haseki I. Kadın–Doğum Kliniğinde, Prof. Servet Güvener’in çabalarıyla ilk sitoloji laboratuarı kuruldu.

1955 yılında Prof. Dr. Münir Türkent, “Kadın Ruhu ve Kadında Cinsî Hayat” adlı ve oldukça ilgi uyandıran kitabını yayınladı.

1956 yılında Prof. Dr. Haluk Tavmergen’in direktörlüğünde, Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği kuruldu.

1957 yılında “Türk Nisaiye ve Vilâdiye Cemiyeti” adıyla ve Prof. Dr. Besim Ömer Akalın’ın başkanlığında kurulmuş olan “Türk Jinekoloji Cemiyeti”, Federation of International Gynecology and Obstetrics  (FIGO)’ya üye olmuştur.

1958 yılında “Kadında Kısırlık, Teşhis ve Tedavi Usulleri” adlı kitap, Prof. Dr. Tevfik Remzi Kazancıgil’in editörlüğünde yayınlandı. Mezuniyet sonrası eğitim amacıyla hazırlanmış olan bu kitap, Türkiye’de editöryal olarak hazırlanmış ilk kitaptı ve uzun yıllar önemli bir kaynak oluşturdu. Aynı yıl Prof. Dr. Aykut Kazancıgil Türk jinekoloji ve obstetriğiyle ilgili tüm yayınlar, tarafından biografik olarak toplandı. Türk Obstetrik ve Jinekoloji tarihi açısından çok önemli bir başvuru kitabı olan bu eser 1964, 1968 ve 1973 yıllarında eklemelerle yeni baskılar yaptı.

1959 yılında Ankara Jinekoloji Cemiyeti, Prof. Dr. Necdet Erenus’un çabalarıyla kuruldu.

Çapa Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde Orhan Esen’in gayretleriyle 1960 yılında jineko-patoloji laboratuarı kuruldu.

1987 yılında Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde, Prof. Dr. Refik Çapanoğlu başkanlığında ilk “Tüp Bebek Merkezi” kuruldu.

Ülkemizin ilk Tüp Bebeği 1988 yılında İzmir’de doğdu.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Biyofizik

Biyofizik

Biyofizik, fizik prensipleri ile teknikleri, metodları ve aletleri canlı organizmalarla ilgili çalışmalarda; biyolojik süreçlerin aydınlatılmasında …