Search
Generic filters
Exact matches only
Filter by Custom Post Type
Ana Sayfa / Tedaviler / Elektrokonvülsif Tedavi

Elektrokonvülsif Tedavi

Elektrokonvülsif Tedavi kısa yazılışı EKT ya da Elektroşok; genel olarak ruhsal bozukluklar tedavileri başta olmak üzere 1930’lu yıllardan günümüze kadar kullanılan bir tedavi yöntemidir.

EKT günümüze gelene kadar en etkili tedavi seçenekleri arasında yerini almıştır. Ağır depresyonlar dışında, farmakolojik olarak tedaviye cevap vermeyen; mani, afektif bozuklukların devamında seyreden; Şizofreni, Katatoni, Parkinson, Nöroleptik Malign Sendromu gibi bazı psikiyatrik hastalıkların tedavisinde etkinliğine ait çok sayıda veri bulunmaktadır.

1932 yılında Avusturyalı psikiyatrist Erwin Stransky; bir şizofreni hastasına elektrik çarpması sonrası hastada belirgin olarak düzelme izlendiğini anlatan olgusunu yazmış ancak bu olgu psikiyatri çevrelerinde pek ilgi çekmemiştir. 1934 yılında, psikiyatrik hastalarda çeşitli ilaçlar ile tedavisel epileptik nöbet yaratılması fikri ortaya çıkarak, kas içine kafur ve pentilentetrazol uygulanması ile kapalı bir devreyi, şiddeti her an değişen bir manyetik alanın içine koyarak onun üzerinde elektrik akımı oluşturarak nöbet yaratılmıştır. 1930’lu yıllarda kimyasal olarak yaratılan bu nöbetlerin yaratılmasında henüz etkili antipsikotik ilaçlar keşfedilmemiş olduğundan psikotik belirtileri kontrol etmede tatmin edici sonuçlara ulaşılarak başarı sağlanmıştır. O yıllarda bu şekilde yaratılan nöbetler oldukça ağrılı geçmesi ve nöbet sürelerinin kontrol edilememesi tedavinin başlıca dezavantajları arasındaydı.

EKT psikiyatri’de tedavi biçimi olarak kullanımı 1938 yılında İtalyan nörolog Ugo Cerletti tarafından gerçekleştirilmiştir. Dr. Cerletti‘nin bu tedavi biçimi, psikiyatri çevresinin hemen ilgisini çekmiştir. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA)’nın 1940 yılındaki toplantısında EKT uygulaması gösterilerek ve sonraki yıllarda EKT uygulaması el kitabı yayınlanmıştır. EKT 1949 yılında, major depresyon ile bipolar afektif bozukluk tedavisinde en çok tercih edilen tedavi biçimi olmuştur. 1950’li yıllarda psikotrop ilaçların üretilmesi; 1954 yılında antipsikotik ilaç olarak klorpromazin ile 1958 yılında antidepresan imipramin piyasaya çıkarak EKT’ye olan ilgiyi belirgin biçimde azaltmıştır.

Guguk Kuşu

1962 yılında Amerikalı yazar Ken Kesey tarafından yazılan One Flew Over The Cuckoo’s Nest adlı roman, daha sonra 1975 yılında Türkçe’ye Guguk Kuşu olarak çevrilen film gibi eserler toplumun dikkatini EKT’ye çekmiştir. EKT tedavi biçimi olarak toplumsal bir red ile insanlık dışı bir yöntem olarak görüldü ve pek çok yerde tamamen yasaklanmıştır.

Elektrokonvülsif Tedavi ’ye olan ilgi 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren, Amerika ve Avrupa’da yeniden canlanmıştır. EKT uygulamaları yapıldıkça, diğer tedavilere direnç gösteren hastaların EKT’den görünür bir şekilde daha fazla yarar gördüğü izlenmiştir. Günümüzde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen ya da acil çözüm aranan durumlar, yaşamı tehdit edici şiddete yönelik depresyon ve mani olguları ile katatonik hastalarda EKT uygulanmaktadır. Bu sayılanlar dışında birçok hastalıkta başarılı sonuçlar veren uygulamalar yapılmaktadır.

Hakkında hipokratist