Search
Generic filters
Exact matches only
Filter by Custom Post Type
Ana Sayfa / Medikal Cihazlar / Elektrocerrahi Jeneratörler

Elektrocerrahi Jeneratörler

Elektrocerrahi Jeneratörler; kişiden geçen alternatif akımla, ısınmış aletle dokuya müdahale eden cerrahi alettir.

Milattan önce 3000’li yıllarda Mısırlılar tümörleri koter kullanarak tedavi ettikleri görülmektedir.

1908 yılında ABD’li ürolog Dr. Edwin Beer, mesane tümörlerinin tedavisinde kullandığı elektrocerrahi yönteminin kurucusu olarak bilinmektedir.

1 Ekim 1926 tarihinde Harvard Üniversitesi‘nde çalışırken, biyomedikal mühendisi Dr. William T. Bovie ve beyin cerrahı Dr. Harvey Cushing; ABD‘nin Massachusetts eyaletinin Boston kentinde Peter Bent Brigham Hastanesi içinde ameliyathanede gerçek anlamda elektrocerrahi jeneratörü kullanarak bir hastanın kafasından bir kitleye nörocerrahi işlem yaparak ilk olarak öncülük etmişlerdir.

İlk Ticari amaçlı Elektrocerrahi Aleti

1930 yılında Dr. William T. Bovie, ABD‘li işadamı George Liebel ile çalışarak ilk kez ticari amaçlı elektrocerrahi aletini geliştirmişlerdir. Harvard Üniversitesinin bazı şüphelerinden dolayı patenti alınmamış ve Dr. Bovie 1 Amerikan Doları karşılığı patentini Liebel Flarsheim firmasına satmıştır.

1940 yılında genellikle klinik kullanımları için düşük güçlü hyfrecator tanıtılmıştır.

1970 yılında sonra elektrocerrahi jeneratörlerinin değişim ve gelişimi yönünde çalışmalar olmuş ve 1980 yılında elektrod monitorizasyonu gelişmiştir. 1990 yılında bipolar teknolojide gelişimler, doku algılaması, akım modulleri, bilgisayar kontrollü geri bildirim mekanizmaları gelişmiştir. 2000 yılında ileri bipolar teknolojisi Pozitif Isı Kontrolü (PTC) sağlanmıştır.

Elektrocerrahideki akım, elektronların hareketi ile oluşmaktadır. Bu hareketi oluşturan basınç kuvvetine voltaj denmektedir. Saniyede değişen yön sayısı birimi Hertz (Hz), devreden elektrik akımının akmasına sebep olan kuvvet birimi ise volttur. İletkenin (hastanın dokusu) elektrik akımına karşı gösterdiği direnç, birimi ohm‘dur.

Elektrocerrahinin çalışma prensibi,direk akım sadece tek yönde maksimuma çıkacak ve sonra diğer yönde maksimuma ulaşacak şekilde öne ve geriye doğru akmaktadır. Değişken alternatif akım ise sinuzoidal dalga formu kesikli ve değişken olur ve bu da doku üzerinde farklı cerrahi etki bırakmaktadır. Değişken akımın bir saniyede tamamladığı siklusa frekans ve hertz olarak tanımlanır.

Ameliyathanelerde kullanılan elektrocerrahi jeneratörler standart düşük frekanslı şehir akımını (50-60 Hz) çok daha yüksek frekanslı akıma (500.000 – 3.000.000 Hz) olarak çevirerek kullanımını sağlamaktadır. 100 kHz altındaki frekanslı akımların sinir ve kas uyarımı (stimulasyonu) yapmaktadır. 44°C’de doku ölümü (nekroz) başlamaktadır. 70°C’de protein pişmesi (kollajen denatüre) olur ve pıhtılaşma (koagülasyon) başlamaktadır. 90°C’de doku sıvı kaybı (dehidrate) olur ve keserek (disseke) ayrılır. 100°C’de buharlaşma (vaporizasyon) başlar, doku buhara dönüşür. 200°C’de kömürleşme (karbonizasyon) başlar ve dokunun kıvılcımlarla yıkımı (fulgurasyon) sonucunda siyah karbon parçacıkları (partikül) görülür.

Elektrocerrahide kullanılan alternatif akımın dokudaki etkisi
  • Dokuda oluşturulan ısı
  • Dokuya temas eden probun şekil ve alanı
  • Probun aktivasyonu zamanı
  • Doku elektrod arası uzaklık
  • Dokunun direnç ve iletim özelliği
  • Elektrocerrahi ünite’den çıkan akımın gücü (voltaj)
  • Akımın amplitüd ve dalga zaman ilişkisi

Hakkında hipokratist

İlgili Konular

Santrifüjler

Santrifüjler

Santrifüjler ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek herkese açık dizin kaynağımıza katkıda …