Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Ana Sayfa / Tedaviler / Biyolojik Tedaviler

Biyolojik Tedaviler

Biyolojik Tedaviler veya İmmünoterapi olarak anılmakta olup, vücudun bağışıklık sistemini aktive ederek onarımı ile birlikte; tetikleme ve geliştirmesi sonucu hastalıklarda doğal doku iyileşmesinin tedavisidir.

Biyolojik Tedaviler

Bağışıklık tepkisini ortaya çıkarmak için tasarlanan immünoterapiler; bağışıklık sistemini harekete geçirerek bağışıklığı baskılama olarak sınıflandırılmaktadır.

Bağışıklık sisteminin gücünü artırma veya azaltma yoluyla bağışık yanıtı değiştiren madde olan immünomodülatör; genel olarak mevcut ilaçlardan daha az yan etkiye sahip olarak mikrobiyal hastalıklarının tedavisinde daha az direnç yaratma potansiyeli bulunmaktadır.

Hücre bazlı biyolojik tedaviler bazı kanser türleri olan; beyaz kan hücrelerinin bir türü olan ve kemik iliğinden üretilen lenfositler, sabit ve hareketli olmak üzere iki tipten oluşan savunma sisteminde önemli görevleri olan hücreler olan makrofajlar, bağışıklığın düzenlemesinde önemli rol oynayan beyin, testis ve göz haricinde tüm dokularda bulunan dendritik hücreler, kemik iliğinden üretilen kan ve dalakta bulunan bağışıklık sisteminin özelleşmemiş savunması olan doğal öldürücü NK hücresi, enfekte, tümör ve organ nakli ile gelen hücreleri yok eden sitotoksik T hücrelerinin yüzeyinde ifade edilen, bağışıklık sistemi tarafından antikor üretimine yol açan moleküller olan anormal antijenleri hedefleyerek vücudu kansere karşı savunmak için birlikte çalışmaktadır.

Vücut hücrelerinin çoğunluğunca sentezlenen bakterilere karşı etki gösteren bir protein olan interferonlar; granülosit koloni uyarıcı faktör adı verilen terapiler, bakteri kaynaklı ve hücresel membran fraksiyonları tıbbi kullanım için belgelenmiştir. IL-2, IL-7, IL-12 dahil olmak üzere güçlü bir bağışıklık tepkisi oluşturmaya eğilimli bakterilerde keşfedilmiş olan DNA parçası CpG oligodeoksinükleotitler ve yapısal bileşen olarak sadece glukoz içeren glukanlar klinik ve klinik öncesi araştırmalarda yer almaktadır.

Biyolojik Tedavileri

Kanser Biyolojik Tedavisi

Kanser Biyolojik Tedavisi; 2018 yılında Nobel Fizyoloji Tıp Ödüllü Amerikalı immünolog James P. Allison ve Japon immünolog Dr. Tasuku Honjo negatif bağışıklık düzenlemelerini önleyen kanser tedavi yöntemini keşfetmişlerdir. Kanser immünoterapisi, tümörleri yok etmek için bağışıklık sistemini uyarmasının yanı sıra; çeşitli araştırma, test ve stratejiler kullanılmakla beraber, farklı kanserlerde sağkalım ve hastalıksız dönemde anlamlı artışla sonuçlanan rastlantısal kontrollü çalışmalar bildirilmiştir. Hücre bazlı biyolojik tedavilerde geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri ile birleştirildiğinde etkinliğin % 20-30 civarından artmaktadır. Hücre transferi akciğer ve diğer kanser türlerinde test edilerek, melanom adı verilen cilt kanserlerinde önemli başarılar elde edilmiştir.

Bağışıklık Güçlendirme Tedavisi

Kök hücre kemik iliğinden ya da kandan alınarak ayrıştırılma işlemi olan Otolog bağışıklık geliştirme terapisi; bir kişinin kendi çevresel kandan türetilmiş doğal öldürücü hücreler, sitotoksik T hücreler, epitel hücreler ve diğer ilgili bağışıklık hücrelerini laboratuvar ortamında genişletir ve sonrasında damar yolu ile yeniden verilemktedir. Terapi; Hepatit C, kronik yorgunluk sendromu ve human herpes virüs 6HHV6 enfeksiyonuna karşı test edilmiştir.

Baskılama İmmünoterapileri

Bağışıklık baskılamayı anormal azaltan bir bağışıklık tepkisi olarak otoimmün hastalıkları ya da nakledilen organlar veya hücrelerin reddedilmesini önlemek için normal bir bağışıklık tepkisini azaltmaktadır.

İmmünsüpresif ilaç tedavileri

Bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar; otoimmün hastalıklar ve organ naklini yönetmeye yardımcı olmaktadır. Bağışıklık sistemini zayıf ve güçsüz bırakan antirejeksiyon ilaç sınıfı; karaciğer, kalp ve böbrek gibi organ nakillerinde, nakledilen organın reddedilme olasılığını düşürmektedir.

Bağışıklık tolerans tedavileri

Vücut kendi dokularına bir bağışıklık sistemi saldırısı gerçekleştirmemektedir. Bağışıklık tolerans tedavileri, vücudun yanlışlıkla kendi organlarına saldırmasını durdurmak için bağışıklık sistemini sıfırlamaya çalışmakta veya otoimmün hastalıklardaki hücreler organ naklinde yabancı doku olarak kabul etmektedir. Bağışıklık oluşturmak, yaşam boyu bağışıklık baskılama ve buna eşlik eden yan etkilere olan ihtiyaç azalır ya da ortadan kalkmasının sonrasında transplantasyon, tip 1 diyabet ve otoimmün bozukluklar üzerinde test edilmiştir.

Alerjiler

Alerjen immünoterapisi; alerjileri tedavi etmek için kullanılmakta olup, alerji tedavilerinde kişinin alerjik olduğu madde ile iltihap durumlarında ortaya çıkan önemli bir kimyasallar olan antihistaminik veya adrenal bezlerden salgılanan kortikosteroidler gibi alerjik semptomları tedavi ederken, immünoterapi alerjenlere duyarlılığını ve şiddetini azaltabilmektedir.

Alerjen immünoterapi; uzun vadeli fayda sağlayabilmesinin yanı sıra, bazı durumlarda kişiye bağlı olarak etkisi değişmesi ile birlikte, alerji hastalarının belirtilerinde azalma veya durdurulma şansı oluşmaktadır.

Biyolojik Tedaviler, aşırı derecede alerjik olan veya tek bir türe sahip alerjenlerden kaçınamayan kişiler için belirtilmiş alerjik rinit ve astımı olan kişiler için yararlı olup; genel olarak gıda veya tıbbi alerjiler için belirtilmemiştir.

Helmintik Tedaviler

Kurtçuk, kamçılı kurtçuk yumurtası, Türkiye’de halk arasında sülük uygulaması adı verilen Trichuris Suis, kanca kurdu ya da halk arasında parazit hastalığı olarak bilinen Necator Americanus, immünolojik hastalıklar ve alerji için test edilmiştir.

Helmintik tedaviler; multipl skleroz, crohn, astım ve alerji hastalıklarını tekrarlayan bir tedavi olarak araştırılmasıyla birlikte, bağışıklık mekanizmasının yanıtını nasıl değiştirdiği bilinmemektedir.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Kemoterapi Uygulamaları

Kemoterapi Uygulamaları

Kemoterapi uygulamaları genel olarak günübirlik olarak 1-3 ve 6 saat aralığında uygulanmaktadır. Hastalara ilaçlar damar …

Bir cevap yazın