Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Biyofizik

Biyofizik, fizik prensipleri ile teknikleri, metodları ve aletleri canlı organizmalarla ilgili çalışmalarda; biyolojik süreçlerin aydınlatılmasında ve biyolojiye ilişkin sorunların çözülmesinde, fiziksel bilimlerin ilke ve kavramlarından yararlanan disiplinler arası uygulanmasını sağlayan bir anabilim dalıdır. 19. yüzyılda biyolojik olaylara eğilirek, klasik fiziğe yaptıkları büyük katkılarla ölümsüzleşen; Adolf Fick, Jean Leonard Poiseuille ve Hermann von Helmholtz biyofiziğin kurucuları olarak gösterilmektedir.

Biyofiziğin Türkiye Tarihi ve Kurucuları

Biyofizik; Türkiye‘de 1964 yılında yürürlüğe giren Tıp Fakültesi Öğretim ve İmtihan Yönetmeliği’nde Biyofizik Dersi Öğretim Programına alınarak, 4 Kasım 1965 tarihinde eğitim – öğretime başlanmıştır.  Prof. Dr. Meliha Terzioğlu’nun öncülüğünde başlatılan bu girişimleri, sonrasında Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat, Prof. Dr. Ayhan Songar ve Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu ‘da desteklemiştir.

İstanbul Üniversitesi Senatosunun 7 Mart 1966 tarihi 27. toplantısında Biyofizik Kürsüsü’nün kuruluşu kabul edilerek, kürsü başkanlığına Prof. Dr. Meliha Terzioğlu vekaleten atanmıştır. Senatonun 27 Temmuz 1967 tarihinde aldığı karar ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kuruluşu onaylandıktan sonra Fizyoloji ve Biyofizik Kürsüleri birleştirilerek Fizyoloji ve Biyofizik Kürsüsü adını alarak başkanlığa Prof. Dr. Meliha Terzioğlu atanmıştır. 1967 yılında İstanbul Üniversitesi merkez binasında İstanbul Tıp Fakültesi’nin Fizyoloji Kürsüsü ile birlikte aynı yerde faaliyetlerine devam etmişlerdir. 1968 yılında Cerrahpaşa’ya taşınarak Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Temel Bilimler binasında kendisine ayrılan kısımda faaliyetini sürdürmüştür.

6 Kasım 1981 tarihinde Yüksek Öğretim Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra Biyofizik, Fizyoloji Anabilim Dalına bağlı Bilim Dalı olmuştur.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve İstanbul Tıp Fakültesi Biyofizik Bilim Dalı başkanlarının Yüksek Öğretim Kurulu’na yaptıkları müşterek önerileri ve girişimleri sonucunda; 15 Temmuz 1987 tarihinde Biyofizik Bilim Dalının Anabilim Dalına dönüştürülmesine uygun görülmüştür.

İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından yürütülmekte olan Lisansüstü Eğitim Programı‘nda, Biyofizik; Yüksek Lisans programı olarak yer almakta iken her iki Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanlarının başvuruları üzerine; Yüksek Öğretim Kurulu Yürütme Kurulu 2 Mayıs 1988 tarihli toplantısında İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Biyofizik Anabilim Dalında Doktora Programı açılmasına uygun görülmüştür.

Biyofizik Ana Bilim Dalı kuruluşundan günümüze Lisans/Lisansüstü teorik ve pratik eğitim-öğretime rutin olarak hasta hizmeti vermeye devam etmiştir.

Biyofizik birbiri ile kesin hatlarla ayrılmayan üç ana dala ayrılmıştır;
  • Moleküler Biyofiziği 
  • Hücresel Biyofiziği
  • Sistemsel Biyofiziği

Moleküler Biyofiziği: Biyolojik moleküllerin özellikle Biyopolimer ve Fizikokimyasal özelliklerini inceler.

  • Protein yapılarının belirlenmesi
  • DNA-protein etkileşimi

Hücre Biyofiziği: Hücre ve dokuların yapı ve fonksiyonlarını ilgilenir.

  • Hücre zarının yapı ve özellikleri, hücre zarından taşıma
  • Elektriksel sinyallerin (aksiyon potansiyeli) oluşması ve yayılması

Sistemler Biyofiziği: Fizyolojik sistemlerin çalışma prensiplerini fiziksel ve matematik modellerle açıklamaya çalışır.

  • Fizyolojik mekanizmaların modellenmesi
  • Doku ve Biyomedikal Mühendislik
  • Biyomekanik ve akışkanlar bilimi

Moleküler ve hücresel biyofizikteki metodlarda Elektron Mikroskobu, Ultra Santrifüjler, X Işını Kırıcı Aletler (yoğunluk ve kütleye göre ayırım yapmak için) kullanılır. Bu metodlar ayrı birer dal olarak üzerinde durulan konular olup bu sahada birçok araştırmacı çalışmaktadır. İyonlaştırıcı ışınlar bu konulardan birisi olup bu ışınlar (X ışınları) hem teşhiste (Röntgen Filmleri) ve hem de tedavide (Lösemiler ve bazı Kanser tipleri) için kullanılır.

Biyofizik çalışmalarında bir diğer bölüm de “Fizyolojik Biyofizik” olup canlı sistemin görev yapan organlarını incelemektedir. Görme, İşitme, Temas Duyusu, Sinir Sistemi gibi bölümlerin araştırma alanına girer.

Biyofizik çok çeşitli olan ilgi alanı içinde, sinir iletisini sağlayan elektrik ya da kas kasılmasını sağlayan mekanik kuvvet gibi fiziksel etkenlere bağlı olan biyolojik işlevleri, canlıların ışık, ses ya da iyonlaştırıcı ışınımlar gibi fiziksel etkenlerle etkileşimini ve yüzme, uçma, yürüme gibi yer değiştirme ya da iletişim yoluyla çevreleriyle kurdukları ilişkileri inceler. Bu çalışmalarda çok gelişmiş yöntemlerden ve araçlardan yararlanır.

Biyofizikçi, fizik ve bununla ilgili Fizikokimya, Matematik, Elektrik Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği gibi bilim dallarını kullanarak temel biyolojik ve tıp problemlerini araştırır. Fizik ve matematik yöntemleri kullanılmasıyla, biyofizikçi enerji değişimleri; Radyasyon (iyonize ve iyonize olmayan), Elektrik ve Manyetik Alanlar ve Bilgi İşlemleri konularını incelemektedir. Ayrıca Görme, İşitme, Lazerin tıptaki uygulamaları ve dokularla etkileşimleri, Fotosentez, Fotoduyarlılık, Kas Kasılması, İyon Pompaları, Sinirler ve Moleküllerin yapılarının tanımlanması konusundaki problemlerin araştırılması üzerine çalışmaktadır.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Dermatoloji

Dermatoloji