Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Ampiyem

Ampiyem; göğüs boşluğunu içten kaplayan ve akciğerleri çevreleyen, iki katlı, ince bir zar tabakası olan plevra arasında görülen iltihaplı sıvı toplanması durumudur.

Ampiyem terimi Eski Yunanca ve Latincede “ἐμπύημαempyema“, “abscessapse” drenajından gelmektedir. İlk kez Hipokrat tarafında tanımlanmış ve insizyonla kaburga kemikleri arasından drenaj sağlanarak ampiyemin tedavi edilebileceğini bildirmiştir. 1872 yılında Dr. Playfair kapalı su altı drenajı ve 1876 yılında da Dr. Hewett ampiyem için daha kapsamlı lastik bir diren ve kapalı drenajı tarif etmiştir. Alman dahiliye uzmanı Gotthard Bülau kapalı göğüs drenajı ile ampiyem tedavisi uygulamıştır. İkinci dünya savaşı sırasında tüp torakostomi geniş bir kullanım alanı bulmuş ve günümüze gelene kadar, plevral boşluğun drenajı kavramı plevra boşluğu fizyolojisinin daha iyi anlaşılması ile gelişmiş teknoloji ve klinisyenlerin değişen ihtiyaçları nedeniyle ciddi anlamda gelişmiştir.

İltihaplı olan sıvı toplanması bağışıklık hücreleri, ölü hücreler ve bakteri ile dolu olup sıklıkla akciğer dokusunun bir enfeksiyonu olan pnömoni adı verilen zatürreden sonra gelişmektedir. Hastada göğüs ağrısı, öksürük ve yüksek ateş tablosu oluşmakta olup; Göğüs Hastalıkları bölümünde klinik tablo da yerleştiğinde, gerçek bir Göğüs Cerrahisi acil durumudur. Nadirde olsa sıklıkla çocuk ve yaşlılarda görülmekte olup; tanı ve tedavideki gecikme tablonun ağırlaşmasına bağlı olarak, tedavinin zorlaşmasına yol açmaktadır.

Ampiyem Nedenleri

Zatürre olduktan sonrada gelişebilmekte olan ampiyem; birçok farklı bakteri türü de zatürreye neden olabilmektedir. Sık olarak iki tanesi vücudun farklı bölgelerinde ciddi enfeksiyon hastalıklarına da neden olan Streptococcus Pneumoniae ve Staphylococcus Aureus adı verilen bakteri türleri zatürreye neden olmaktadır. Bazı durumlarda, göğüs ameliyatının ardından tıbbi aletler bakterileri plevral boşluğa yapıştırarak ampiyeme yol açabilmektedir.

Plevral boşlukta yer alan sıvı, emilebileceğinden daha hızlı birikmesine neden olarak, akışkan sıvı daha sonra zatürre veya enfeksiyona neden olan bakterilerle enfekte olmaktadır. Enfekte olan sıvı kalınlaşarak, akciğer ve göğüs boşluğu astarının birbirine yapışmasına ve cep oluşması ile akciğer tamamen şişirilemeyebilir ve solunum zorluğuna neden olabilmektedir.

Zatürre ardından; akciğer apsesi, alkol, bağışıklık sistemi, bronşektazi, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, romatoid artrit, şeker hastalığının yanı sıra cerrahi ve travma sonrası ampiyem nedenleri arasında gösterilmektedir.

Ampiyem Belirtileri

Ampiyemli bir hastada genel belirtiler, ilk haftalarda ateş, balgam, baş ağrısı ve kuru öksürük ile seyreden solunumsal enfeksiyon tablosunun ardından yüksek ateş, göğüs ağrısı, nefes darlığı, öksürük, halsizlik, düşkünlük, iştah kaybı, terleme yakınmaları belirtileri arasında yer almaktadır. Muayenesinde ateş, düşkünlük, göğüs kafesinin sağ ve sol tarafından solunum seslerinde azalma, buna eşlik eden çıtırtılı sesler, bu bölgede perküsyonla titreşimsiz ses saptanmaktadır.

Ampiyem-Empyema

Ampiyem Teşhisi

Göğüs röntgenleri ile düz – yan akciğer grafisi ile tomografi ampiyemde, plevral efüzyon adı verilen su birikmesi ile uyumlu görünüm saptanıp, akciğerde bulunmaması gereken sıvı veya dokunun yumuşak kıvamını kaybederek sertleşmesinin saptanması, plevral sıvının miktarı hastalığın başlangıç zamanını ile göğüs ultrason görüntüleri sıvının miktarını ve tam yerini göstermektedir.

Kan testleri, beyaz kan hücresi sayısı ile C-reaktif proteini aranması ve enfeksiyona neden olan bakterilerin tanımlanmasına yardımcı olmaktadır. Enfeksiyon durumunda beyaz hücre sayısı artabilmektedir.

Plevral sıvı analizi olarak da bilinen perkütan torasentez sırasında, sıvı örneği veya havanın alınması için göğüs duvarının arkasından plevral boşluğa bir iğnenin yerleştirildiği prosedür ile sıvı bakteri, protein ve diğer hücreleri aramak için mikroskop altında analiz edilmektedir.

Ampiyem Tedavisi

Ampiyemin Tedavisi, irin veya sıvının plevradan alınması ve enfeksiyonun antibiyotikler ile tedavi edilmesini amaçlamaktadır.

İrin drenajı için ​​kullanılan yöntem ampiyemin evresine bağlı olarak uygulanmaktadır.

Daha sonraki evrelerde veya karmaşık ampiyemde, irin drenajı bir tüp kullanılmakta olup; bir çok ameliyat türleri olmasına rağmen, bu prosedür genellikle ameliyathanede anestezi altında yapılmaktadır.

Göğüste iki kaburga arasına plastik bir tüp yerleştirilerek uygulanan torakostomi yöntemi; boru bir emme cihazına bağlanarak sıvının drenajına yardımcı olmak için ilaç enjekte edilerek temizlenmektedir.

Akciğer etrafındaki etkilenen dokuyu temizlenmesinin ardından ve drenaj tüpü yerleştirir ya da sıvıyı almak için ilaç kullanılmakta olup; küçük üç insizyon oluşturularak torakoskop adı verilen küçük bir kamera kullanılarak uygulanmaktadır.

Plevral kabuğu soyularak, açık dekorlama yöntemi ile uygulanmaktadır.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

Karantina

Karantina

Karantina, bulaşıcı hastalıklarda şüpheli görülen belli bir yer ve/veya bölgenin giriş-çıkışları kontrol altına alınarak, hastalığın …