Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Ana Sayfa / Medikal Cihazlar / Ameliyat Mikroskobu

Ameliyat Mikroskobu

Ameliyat Mikroskobu veya Cerrahi Mikroskop; günümüz tıp biliminde karmaşık ve zor cerrahi müdahalelerde kritik bir öneme sahip, cerrahi tesislerin demirbaşı olarak kullanılan medikal cihazlardır.

Ameliyat mikroskopları, cerrahi operasyonlar sırasında günümüzde yaygın olarak kullanılmakta olup; farklı cerrahi uygulamalar için kullanılan çeşitli ameliyat mikroskopları bulunmaktadır. Mikrocerrahi olarak adlandırılan mikroskop kullanılan ameliyatlar; beyin ve sinir cerrahisinde genel olarak tüm operayonlarda kullanılmasının yanı sıra kulak burun boğaz, jinekoloji, ortopedi ve plastik cerrahi mikroskoptan sık olarak yararlanmaktadır.

Ameliyat Mikroskobu Tarihçesi

Cerrahi operasyonlar için bir kilit konumunda olan ameliyat mikroskoplarının doğuşu, yüzyıllar boyunca ortaya çıkan görme ve optik prensiplerini anlamadaki ilerlemeleri yansıtmaktadır.

Ortaçağ’da 13. yüzyılın sonlarına doğru Venedik, İtalya’da okuma taşı olarak adlandırılan kuartz, dağ kristali ve beril taşından yapılan camlar yazının üzerine konulur ve böylece büyüyen yazılar okunurdu. Çağdaş bilimin deneysel yaklaşımının tarihsel bakımdan erken olgunlaşmış bir temsilcisi olarak kabul edilen İngiliz bilim insanı ve filozof Roger Bacon; bazı rivayetlere göre okuma gözlüklerinin geliştirilmesinde öncü olduğu söz edilmektedir.

1608 yılında teleskobu icat eden kişi olarak kabul edilen Alman Hans Lippershey; merceği arka arkaya koyup arkasından baktığında uzaktaki cismin yakına geldiğini görmesi üzerine, “Gözleyici” adını verdiği bu buluşunun patentini alarak mercekler üzerinde çalışmaları neticesinde dürbün biçimine getirerek Hollanda’da askeri alanda kullanmıştır. Lippershey’in patentinden haberdar olan gözlemsel astronominin babası olarak kabul edilen İtalyan astronom, fizikçi, mühendis, filozof, matematikçi ve Galileo Galilei; camları elinde biçimlendirerek ilk mercekli teleskopu yapmıştır. Aynı tarihlerde Hollandalı optikçi Zacharias Janssen 1590’lı yılların sonunda mikroskobu icat etmesine rağmen; kayar bir tüp içine 2 lens yerleştirerek bağımsız olarak bir teleskobu açıklamıştır.

Ameliyat Mikroskobu

Mikroskop

1609 yılında Academia Dei Lincei’nin üyesi olan Alman anatomist Giovanni Faber; Yunanca kelimelerinden “ μικρόν – mikron – küçük” ve “σκοπεῖν – skopein – bakmak ya da görmek” için “mikroskop” terimini ilk kullanan kişi olmuştur.

1660 yılında İngiliz doğa filozofu ve mimar Robert Hooke daha önceki 2 mercekli tasarımlarda mümkün olandan daha yüksek büyütme elde etmek için bileşik mikroskop üzerinde 3 lens kullanarak mikroskopik gözlemlerini böcek ve bitkileri detaylandırdığı çizimler ve hücre terimini icat ettiği ilk binoküler mikroskop ve teleskobu; 1665 yılında Mikroskop hakkında yazılan ilk önemli eser olarak kabul edilen “Micrographia” adlı kitabında yayınlayarak, 16. ve 17. yüzyıllarda erken bileşik mikroskopların inşasına yol açmıştır.

Hollandalı tüccar ve bilim insanı Antonie Philips van Leeuwenhoek; 1673 yılında kendi oluşturduğu el yapımı mikroskobunu kullanarak mikroorganizmaları gözlemleyerek tanımlayan ilk kişi olmuş ve çalışmaları Royal SocietyKraliyet Bilimler Akademisi tarafından yayınlanmıştır. Bu başarısından sonra Van Leeuwenhoek, mikroskobu ile kas lifleri, bakteriler, spermler ve kılcal damarlarda kan akışını kaydeden ilk bilim insanlarından biri olmuştur.

İngiliz avukatı Chester More Hall, 1730’lu yıllarda bileşik mikroskopların optik sapmalarının düzeltilmesine yönelik mercek elemanlarını bir araya getirilmesi ile ilgili tasarımını özel tutarak akromatik merceği icat etmiştir. 1830 yılında İngiliz optikçi ve fizikçi Joseph Jackson Lister; flint cam mercekleri, taç cam merceklerle birbirinden belirli mesafelere yerleştirerek birleştirmiştir.

İlk Ameliyat Mikroskobu

19. yüzyılın ortalarında başlayarak, aradan geçen yıllar bileşik mikroskoplarda mevcut olan küresel ve kromatik sapmaları azaltan gelişmelerin beraberinde; 1846 yılında Almanya’nın Jena kentinde optik ve bilimsel enstrümanları onarmak için Carl Friedrich Zeiss tarafından bir atölye açılmış ve 1847 yılında Carl Zeiss ilk mikroskobunu yapmıştır. Carl Zeiss, 1866 yılında mikroskoplarını geliştirmek, üretim ve bilimsel becerilerini birleştirmek amacıyla; Jena Üniversitesi Fizik Profesörü Erena Carl Abbe’yi araştırma direktörü olarak işe almıştır. 1881 yılında cam kimyacısı Friedrich Otto Schott’ın yeni lityum bazlı bir cam geliştirmiş ve bunu Abbe ile paylaşmasının ardından, 1886 yılına kadar basit mikroskopları 10.000/1.000 büyüme oranına sahip modern tasarımları üzerinde gelişmiş performanslar sunmuştur. Aynı yıllarda Bonn Üniversitesi’nden Alman göz doktoru Edwin Theodore Saemisch cerrahi kullanım için ilk basit büyüteci geliştirmiştir. 1912 yılında Alman optik bilimci Moritz Von Rohr tarafından tasarlanan Carl Zeiss firmasının ürettiği çok daha hafif bir büyüteç üretmiştir.

Mikrocerrahi Yöntemi

Stockholm Üniversite Kulak Burun Boğaz Kliniği’nde İsveçli cerrah Carl-Olof Nylén; 1921 yılında kronik otitis media olan bir hastada ameliyat sırasında büyüteç yerine monoküler Brinell-Leitz cerrahi mikroskop tasarlayarak mikrocerrahi yöntemini kullanan ilk kişi olarak bilinmektedir. 1922 yılında Dr. Nylén ve Stockholm Üniversitesi Kliniği Başkanı Gunnar Holmgren; derinlik algısının eksikliğini gidermek için bir binoküler mikroskop kullanarak mikroskoba bir ışık kaynağı bağlamıştır. 1923 yılında Leitz Company firması; cerrahın her iki yanında duran 2 asistanın cerrahla aynı cerrahi görüşe sahip olmasını sağlayan prizmatik bir büyüteç üretmiştir.

1938 yılında Parma Üniversitesi’nden İtalyan biyolog Prof. Pietro Tullio ve kulak burun boğaz cerrahı P. Calicetti yüksek büyütmede görüntü titreşimi sorununu ameliyathanede karşı ağırlıklar ile tripod oluşturarak görüntüyü stabilize etmesinin yanı sıra; optik ünitenin cerrahi masanın üzerine serbestçe asılması ve bir asistanın cerrahla aynı cerrahi görüşe sahip olmasını sağlamıştır.

Kulak Burun Boğaz uzmanı ABD’li George Elmer Shambaugh Jr., Fransız Maurice Sourdille ile ameliyat mikroskobu ve ikisinin birlikte geliştirdiği tekniklerle ABD’ye dönmesinin ardından 1946 yılında Chicago Loyola Üniversitesi’nde oftalmoloji profesörü Richard A. Perritt’in Fransa’dan gelen ameliyat mikroskobu üzerinde çalışmaları neticesinde, 1948 yılında göz merceklerini değiştirerek 127 mm çalışma mesafesine 3, 5, 7 ve 10.5 değişken büyütmelere sahip olan Bausch & Lomb yarık lamba mikroskobunun bir modifikasyonunu kullanmaya başlamıştır. Prof. Perritt’in bu mikroskobu, 1951 yılında koaksiyel aydınlatma ünitesi ile ağırlıklı bir masa standından askıya alınmış ve V. Mueller & Co. firması tarafından pazarlanmıştır.

Carl Zeiss Mikroskopları

1952 yılında Carl Zeiss‘in Almanya Oberkochen’deki bulunan ofisinde fizikçi olan Hans Littmann; Zeiss-Opton modeli ile 200 mm çalışma mesafesi ve döner Galilean sistemiyle seçilebilen 4, 6, 10, 16, 25, 40 ve 63 büyütme oranlarını odak uzunluğunu değiştirmeden büyütmeyi değiştirebilen bir mikroskop icat ederek yeni bir çağ başlatmıştır.

Almanya Gottingen’de kulak burun boğaz cerrahı Horst L. Wullstein; kullandığı mikroskopların mekanik esnekliği konusundaki sorunları çözmek amacıyla dönen bir kol ile donatılmış bir standa monte edilmiş bir mikroskop önerisini; 1953 yılında Hans Littmann, Wullstein’ın fikir ve tecrübelerinden yararlanarak kullanımı daha kolay ve diğer işletim mikroskoplarından daha üstün koaksiyel aydınlatma ve 10 – 40.5 cm. çalışma mesafesine ve 2.5 ve 50.7 büyütmelere sahip olan Zeiss OPMI 1 modelini üretmiş ve ardından aynı yıl, Almanya Tubingen Üniversitesi’den Prof. Heinrich Harms ve Prof. Günter Mackensen bu mikroskobu oftalmolojik cerrahiye uyarlamıştır.

Hollanda Groningen Üniversitesi’den Dr. Henry M. Dekking; 1956 yılında mikroskop kontrolünde ayak pedalı ekleyerek cerrahların ellerini mikroskoptan uzaklaştırmıştır. Aynı yıl, İspanyol göz doktoru Jose Barraquer, ayak aydınlatmalı bir odaklama cihazı ve bir yarık lambayı Zeiss mikroskobuna uyarlayarak yan aydınlatma yoluyla daha iyi görselleştirme sağlarken, kardeşi Joaquin Barraquer, tavana özel bir sütuna bağlı monte bir mikroskop süspansiyon sistemi tasarlamıştır. Joaquin ve Jose’nin babası Ignacio Barraquer tarafından geliştirilen ve diğer enstrümanlarla da desteklenerek cerrahi sinematografide kullanım alanı bulmuştur.

Mikroskop Nöroşirurji Ameliyathanesi’nde

ABD’nin Los Angeles‘ın Güney Kaliforniya Üniversitesi‘nden beyin ve sinir cerrahı Theodor Kurze; ABD’li kulak burun boğaz cerrahı William House tarafından mikroskobun cerrahi kullanımını gösteren bir filmden ilham alarak, 1957 yılında 5 yaşındaki bir hastadan kraniyal sinir VII’deki bir nörilemomu çıkararak cerrahi mikroskop nöroşirurji ameliyathanesine girmiştir. Dr. Kurze, mikroskop altında gerçekleştirdiği ameliyatların kolaylığının yanı sıra; cerrahi örtüleri de etilen oksit gazı kullanarak çözmeyi başarmıştır.

1958 yılında İngiliz göz cerrahisi uzmanı Ronald Pitts Crick’in isteği üzerine Keeler Instrument firması, Zeiss mikroskopları için özelleştirilmiş motorlu bir stand üretmiştir. 1959 yılında ABD’li oftalmoloji uzmanı Richard C. Troutman; Zeiss mikroskobuna elektrikli bir hidrolik sandalye ile Bausch & Lomb mikroskobuna motorlu bir zoom hedefi yerleştirmiştir. 1960 yılında ABD’de Vermont Üniversitesi’nden kardiyolog Julius H. Jacobson tarafından kan damarlarının onarımına yardımcı olmak için mikroskop kullanarak ilk mikrovasküler cerrahiyi tanımlamasının yanı sıra mikrocerrahi terimini tanıtmıştır. 1964 yılında Dr. Littmann, ışın ayırıcı teknolojisini kullanarak, Dr. Jacobson için bir mikroskop tasarlayarak “Diploscope” adı verilmiştir. Aynı yıl Dr. Barraquer kısa oküler boruları ve Zeiss OPMI 1 modelini kendi ekseninde ve mikroskobun kendi ekseni etrafında döndürülebilen bir yarık lamba ilave etmiştir.

1965 yılında Carl Zeiss motorlu zoom ve odak özelliğine sahip OPMI 2’yi üretmesinin ardından, 1966 yılında dönen bir prizma, dikiş retikülleri, ölçüm ölçeği, büyütmede değişikliklere izin vermek için galilean cihazı ve mikroskobu sterilize etmek için bir cihazın bulunduğu OPMI 3’ü tanıtmıştır. 1968 yılında daha derin odaklama ve 16 mm ile hareketli görüntüyü OPMI 4’ü tanıtmıştır. 1970’lerde Zeiss, stereoskopik bir gözlemci aksesuarı üreterek, 3 cerrahın aynı anda çalışmasına izin veren ek görüntüleme istasyonlarından 7, 23, 30, sonuçları oluşan görüntünün kararmasına karşı koymak için yüksek yoğunluklu bir ışık kaynağına sahip OPMI 7P / H.’ı tanıtmıştır.

Prof. Dr. Gazi Yaşargil

1972 yılında Prof. Dr. Gazi Yaşargil, hareketliliği engellemeden stabilite sağlamak için mikroskobun her bir eklemine elektromanyetik frenler takmıştır. Bir anahtar ile frenler serbest bırakılarak cerrahın mikroskobu x ve y eksenlerinde hareket ettirmesine izin vermesinin yanında ayrıca odağı da kontrol altına almıştır. 1976 yılında Carl Zeiss ve Contraves Company; Prof. Yaşargil’in fikirlerine dayanan ticari bir süspansiyon sistemi geliştirmesinin ardından Diane Yaşargil buğulanmayı önlemek için mikroskop göz mercekleri için bir ısıtma sistemi önermiştir.

Carl Zeiss, 1991 yılında OPMI CS ve 1994 yılında özel olarak nöroşirürji için tasarlanmış OPMI ES, 1997 yılında OPMI Neuro’yu tanıtmasının ardından 2000 yılında Multivision ile donatarak, MR ve CT gibi gelişmiş görüntüleme tekniklerini doğrudan göz merceklerine yansıtmıştır.

Modern Ameliyat Mikroskopları

Ameliyat mikroskobu, ameliyathaneye ilk girişinden günümüze gelene kadar önemli gelişmeler göstermesi ile beraber; bir sapma olmadan iyi bir büyütme, aşırı ısı olmadan yeterli aydınlatma ve operasyonel esneklikten ödün vermeden kararlılığı tatmin etmektedir. Modern ameliyat mikroskoplarına bağlı kameralar, cerrahi prosedürlerin yüksek tanımlı kalitede kaydedilmesini sağlamakta olup; uygun ataşmanlar sayesinde, 2 asistanın birincil cerrahla aynı cerrahi alanı görselleştirmesi mümkündür. Manyetik frenlerin bırakılması ve büyütmenin ayarlanması için kumandalarla birlikte, kollara veya bir pedala yerleştirilebilmektedir. Bazı mikroskoplar otomatik odaklama özelliğine sahiptir.

Günümüz işletim mikroskopları için gelişmiş görüntüleme yetenekleri geliştirilmekle beraber; cerrahın oral olarak aminolevulinik asit verilen hastalarda merkezi sinir sisteminde görülen malign glioma adı verilen tümörleri görselleştirmesini sağlayan mavi ışık aydınlatması, intravenöz olarak enjekte edilen ICG – İndosiyanin Yeşili tespit ederek intraoperatif anjiyografi görüntülerini bir monitöre yansıtmasının yanında malign tümörlerin tespiti için OPMI Pentero mavi 400 teknolojisi ve ameliyat sırasında anjiyografi mümkün kılan OPMI Pentero C Kızılötesi 800 teknolojisini sunmaktadır.

Modern mikroskoplar çoklu görüntüleme tekniklerini birleştirmeye başlamış olup; yakın gelecekte, MR görüntüleri ile birlikte, anjiyogram ve BT taramaları aynı anda görüntüleyebilen ve bilgileri intraoperatif olarak birleştirebilen mikroskoplar planlanmaktadır.

Cerrahların mikroskopta ayarlamalar yaparak ameliyatlarda toplam sürenin % 40’ına kadar harcama yapabileceği tahmin edilmektedir. Cerrahi alet takibi otomatik odaklama gibi teknolojilerin gelecekteki gelişimi, cerrahi süreyi önemli ölçüde azaltmasının yanında cerrahın performansını artırma potansiyeline sahip olacağı tahmin edilmektedir.

Hakkında hipokratist

Ayrıca Kontrol Et

İşitme Cihazları

İşitme Cihazları

İşitme Cihazları, işitme problemi yaşayan kişilerin; genellikle iç kulaktaki işlev kaybı veya hasar nedeniyle, sesleri …

Bir cevap yazın